Can Birand
macha_vale@yahoo.com

21 Haziran 2010, Pazartesi

AL-FAROUQ AMINU

At six foot eight, forward from University of Wake Forest: AL FAROUQ AMINUUUUUUUUUUUUUUUU! Bu saçma girişten sonra elimizde ne olduğuna kısaca bir göz atalım, bakalım malzeme neymiş. Öncelikle Faruk’un (böyle hitap ediyoruz bu yazıda) hangi pozisyonda oynadığına bir açıklık getirelim. Takımında zaman zaman 3, zaman zaman da 4 numarada oynadı (hatta bazen 5). NBA’de hücumda 4 numarada daha çok beğeniyorum ama savunmada 4 oynaması şu an zor. Kendisini de daha çok 3 numara gibi gördüğünü göz önüne alarak ben de analizimi ona göre yapmayı uygun gördüm.

 

1- Şut tehdidi yaratır mı?

Sezon içinde pek yaratamadı. Ne orta mesafede, ne de 3 sayı çizgisinin gerisinden hiç de verimli değildi. Hücumda 4 numara olarak görmemin başlıca sebebi bu (diğer nedene bir sonraki soruda değineceğiz). Şut mekaniği fena değil, üzerinde çalıştığını da workoutlarda gördük. Faruk’la ilgili bir konuyu da hemen yazının başında açıklığa kavuşturalım, her ne kadar Wake Forest da 2 sene oynamış olsa da aslında 90 doğumlu, yani yaşıtlarından bir yaş daha genç. Bu yüzden potansiyel olarak freshman (yani kolejde sadece bir yıl geçirmiş) oyuncularla birlikte değerlendirilmesi daha doğru olur.

2- Topa bir Can Bartu edasıyla hükmedebilir mi, kaleye yani potaya penetre eder mi?

Açık alanda problem yok ama yarı sahada penetre özelliği hiç yok. Sağ sol yapıp savunmacısını ekarte edecek, yarı yolda vites değiştirecek bir oyuncu değil. Hiçbir zaman da olmayabilir. Bu da 3 numarada beğenmeyişimizin diğer nedeni… Kolejdeki iki senesine baktığım zaman Amerikalıların ‘garbage man’ dedikleri, sayılarını genelde hücum ribaundlarından veya içerde topu kovalayarak bulan bir oyuncu görüyorum. ‘Dinlemeyeceksen ne soruyosun kenan!’ (Kenan Onuk’u da bu vesileyle bir kez daha rahmetle anmış olalım)

3- Peki ya saha görüşü, pasları? Sen önce buna cevap ver?

Faruk’un ‘underrated’ bulduğum özelliklerinden biri bu. Bu draftta pozisyonu itibariyle ortalamanın az da olsa üzerinde bir pasör olarak görüyorum. Hele ki 4 oynar ise...

4- Laga luga yapma da, bana savunmadan haber ver?

Kolejde sağlam bir savunmacıydı. Bu kadar yukarılarda gösterilmesinin önemli nedenlerinden biri de üst düzey savunması. Bence bu konuda NBA’de çok fazla problem yaşamaz, sahaya adımını atar atmaz faydalı bir savunmacı olur.

5- Uçar mı kaçar mı?

Henüz tam olarak kullanamasa da üst düzey bir atletizme sahip diyebiliriz. Yemin etsem başım ağrımaz.

6- Ölçümleri ne alemde?

Ayakkabılarla 6’8.5 ölçüldü. Kol genişliği 7’3. Kısa forvet için çok çok iyi, 4 numara için biraz undersized ancak uzun kolları açığı kapatacaktır. Kilosu ise 98, NBA’de pota altında çok zorlanır bu kiloyla. Şu anki haliyle ‘tweener’ (basketbolda 2 pozisyon arasına sıkışmış oyuncular için kullanılan terim) tabiri Faruk’a cuk oturuyor.

7- Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları...

Faruk kardeşimiz karakter olarak biraz rahat, sakin, hatta kaygısız diyebileceğimiz bir oyuncu. Karakterini geçen sene draft edilen Earl Clark’a benzetiyorum. Hücumda tamamen kaybolduğu maçları da hatırlıyorum. Bu tarz özellikler playoff zamanı gelip de maçlar sertleştiğinde genelde problem yaratır, dikkat diyoruz.

8- Kristal küre

Faruk’un gelecekte nasıl bir oyuncu olacağını kestirebilmek gerçekten çok güç. Ortaya atılan isimlerden bazıları dikkatimi çekti, örneğin: Warrick, Josh Smith, Julian Wright, vs… Bana sorarsanız aklıma sakatlık öncesi Darius Miles ayarında bir oyuncu olacakmış gibi geliyor. Aynı boy, benzer vücut yapısı, benzer atletizm (Miles daha iyi zıplardı), benzer özellikler… Kariyer tahminim: Kafaya oynayan takımda rotasyon oyuncusu. Playoff takımında 4 veya 5’inci opsiyon. Amaçsız takımda 3’üncü opsiyon. Bu özellikleriyle 6’ıncı sıradan (şu anki tahminler bu yönde) seçmeye değer mi ona siz karar verin.


DEMARCUS COUSINS

Bana kalsa daha şimdiden üzerine kitap yazılacak adamdır bu… Kentucky çıkışlı pivot, draft işleriyle ilgilenen kitleyi ikiye bölmüş durumda. Bunun başlıca sebebi de karakteriyle ilgili soru işaretleri. Yeteneğinden pek kimsenin şüphesi yok ama takımların çok yüksek bir draft seçimini Cousins’la kullanmak konusunda ciddi çekinceleri olduğu da bir gerçek. Karakteriyle ilgili sorunlara bu yazıda pek fazla değinmeyeceğiz, zaten heryerde yazılan şeyler, basit bir taramayla hepsine ulaşılabilir. Gelelim oyununa… Öncelikle pozisyon olarak Cousins’ı saf 5 olarak görüyorum ve analizi de buna göre yaptım.

1- Yüzü dönük top aldığında şut tehdidi yaratır mı?

Esasında lise yıllarında dışardan oynamayı severdi. Belki de o seviyede pota altı o kadar kolay geliyordu ki can sıkıntısından kendi sahasından top falan getirdiği oluyordu. Hatta scoutlar ‘acaba kolejde de dışarıdan mı oynayacak’ diye endişelenmişti. Ancak beklentilerin aksine Cousins hep pota altında oynadı. Orta mesafe şutunu pek göremedik. Görebildiğimiz kadarıyla şutu hiç yok diyemem ama şutu tehdit yaratır dersem de yanlış olur.

2- Elleri yumuşak mı? Dışarda boş kalsam beni topla buluşturur mu?

Neredeyse devamlı olarak ikili ve üçlü sıkıştırmalarla karşılaşan bir oyuncunun yumuşak ellere sahip olması ve topu boş oyuncuya çıkarması uzunlar için çok önemli bir özelliktir. Gerçi Cousins her zaman önce gücünü kullanarak kolay basket bulmaya çalışır, pas çok sonra gelir (gerçi skor bulma konusundaki verimliliği göz önüne alınca bencilliğini suçlayamayız). Tüm bunlara rağmen bir uzuna göre pas yeteneği ve el hassasiyeti gayet iyi bir seviyede…

3- Alçak postta topla buluşsa nefeslerimizi tutar mıyız?

Bu konuda yazılacak fazla birşey yok. Bu draftin tartışmasız en iyisi. Kimilerine göre Shaq’dan sonra gelen en etkili alçak post skoreri… Kilosuna rağmen inanılmaz çevik. İkili sıkıştırmalara rağmen 23 dakikada 15 sayı ortalama tutturması ve hemen hemen bütün sayılarına alçak posttan ve faul atışlarından (23 dakikada 7 FTA) bulması yeteneğini açıkca ortaya koyuyor.

4- Laga luga yapma, bana savunmadan haber ver?

Maç başına ikiye yakın blok ortalaması var ama savunmada pek de gayretli değil. Boyu fiziği ve yeteneği çok iyi bir savunmacı olmaya müsait ama gereken eforu gösterecek mi bilinmez.

5- Uçar mı kaçar mı?

Atletizmine vasat veya vasatın biraz üstü diyebiliriz. Bu konuda kesinlikle bir Favors değil. Ancak yine de vasat atletizm bile o fizikte bir oyuncuyu tehlikeli kılmaya fazlasıyla yetiyor.

6- Ölçümleri ne alemde?

Vücut yağ oranı %16 olarak ölçüldü ki profesyonel bir basketbolcu için oldukça yüksek bir oran. Gerçi bana göre kilosu (132 kg) onu durdurulamaz kılan özelliklerin başında geliyor. Yağlardan biraz kurtulup kiloyu da muhafaza ederse daha da tehlikeli bir pota altı oyuncusu olabilir (şu haliyle tehlikeli değil sanki de…). Onun dışında boyu 6’11, kol genişliği 7’6!!! Bunlar anormal rakamlar Serhat.

7- Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları...

Yönetmenim işaret ediyor son iki soruyu da kısa kısa geçelim. Kıran kırana bir playoff atmosferini şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Cousins bu kora kor ortamda nasıl bir oyuncu olur işte buna bir cevap bulabilmek zor. Zaman zaman büründüğü umursamaz tavrı mı yoksa kazanmak için herşeyi yapan rekabetçi yüzü mü ağır basacak? Kolejde ikisinden de parçalar gördük. Sanırım Cousins’in NBA kariyerini belirleyecek kilit soru da bu…

8- Kristal küre…

Kürede sanki Andrew Bynum’unkine benzer bir kariyer görüyorum (zayıf takıma giderse Al Jefferson rakamları tutturabilir). Kariyer tahminim: Playoff takımında 1 veya 2’inci opsiyon (büyük ihtimalle 2), amaçsız takımda ‘potansiyel franchise player’. Contender takımda 3’üncü opsiyon (nedeni de şu: karakterini göz önüne alarak, etrafında en az 2 tane çok kaliteli oyuncu olmadan büyük başarılar kazanmasını zor görüyorum). Bu arada kristal küre tahminlerini oyuncuların kariyerlerinin en üst noktasını baz alarak yaptım.


JAMES ANDERSON

Bu kardeşimiz de drafta Oklahoma State Üniversitesi’nden katılıyor. 2/3 numara oynayabiliyor. Bu seneki drafın o pozisyon için oldukça derin olduğunu söyleyebiliriz ancak James Anderson kendi şutunu yaratabilme özelliğiyle dikkat çekiyor. Nitekim Xavier Henry’ye karşı yaptığı draft öncesi workoutlarda hafif sakatlığına rağmen Henry’ye üstünlük kurduğunu okuduk. Hatta sene içindeki Kansas - Oklahoma State karşılaşmasında da Henry’ye karşı bariz bir üstünlüğü vardı. Tabi bunda yaş farkının da etkisi olmuş olabilir (Henry 19, Anderson 21 yaşında). Gelelim detaylara...

1- Şut tehdidi yaratır mı?

Drafttaki diğer 2/3 numaralarla karşılaştırdığımızda ortalamanın üzerinde bir şutör diyebiliriz. Daha iyi şutör olarak ilk anda aklıma Luke Babbitt, Xavier Henry ve Jordan Crawford geliyor. Bunların dışında bu draftta bulabileceğiniz en istikrarlı şut Anderson’a ait.

2- Topa bir Can Bartu edasıyla hükmedebilir mi, kaleye yani potaya penetre eder mi?

Sağ elini hiç kullanmaz, devamlı sola gider. Sola giderken de driplingi kesip çıkardığı etkili bir orta mesafe şutu var. NBA hücumunda oradan ekmek yiyebilir. Ancak devamlı sola gitmesi büyük dezavantaj. Bu eksiğini gidermesi de biraz zor görünüyor çünkü sağ elinin küçük parmağının yarısı yokmuş, dolayısıyla topa sağ eliyle tam olarak hükmetmesi bir hayli güç.

3- Peki ya saha görüşü, pasları? Sen önce buna cevap ver?

Şayet amaç saha görüşü çok iyi olan ve yaratıcı pas becerisi olan bir 2 numara seçmek ise, ben büyük ihtimalle Elliott Williams’ı daha önce düşünebilirim. Bu alanda sivrilen 2/3 numaraların sayısı da çok fazla değil. Belki Gordon Hayward’ı Elliot’la beraber bir adım öne çıkartabiliriz, onun dışında çoğu vasat ve James Anderson’da bu gruba dahil.

4- Laga luga yapma, bana savunmadan haber ver?

Kolej seviyesinde hiçbir zaman ondan üst düzey savunma yapması beklenmedi. NBA’de iş yapabilmesi için koçlar mutlaka Anderson’dan üst düzel savunma bekleyecekler. Şu haliyle bu beklentiye cevap vermesi çok zor, kesinlikle savunmasını geliştirmesi, bir değil hatta iki gömlek yukarıya çekmesi lazım.

5- Uçar mı kaçar mı?

Bu draft sınıfıyla karşılaştırdığımda ortalamanın biraz üzerinde bir atlet olduğunu düşünüyorum. Stanley Robinson başlı başına bir sınıf, arkasından Wes Johnson, Aminu, Paul George ve Pondexter’ı gösterebiliriz. Onların hemen arkasından da içlerinde Anderson’ın da bulunduğu Elliot Williams, Avery Bradley, Damion James grubu gelir. Bu çok üst düzey bir atlet olduğu manasına gelmese de NBA’de bu konuda sıkıntı çekeceğini düşünmüyorum.

6- Ölçümleri ne alemde?

Boyu 6’6, kol genişliği ise 6’8.5 ölçüldü. Kolları biraz kısa kalsa da 2 numara için boyu iyi. Kilosu ise 94, yine pozisyonu itibariyle gayet iyi diyebiliriz. NBA’de 3 numara için biraz kısa kalıyor.

7- Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları...

Atletik savunmacılar karşısında zorlandığını gördük. En önemli maçında da karşısında atletik Shumpert’i görünce sindi ve şutları da girmedi. Böylesine büyük maçta bu kadar zorlanması benim için bir soru işaretidir. Kararımı ona göre vermem belki ama kesinlikle etkisi olur.

8- Kristal küre…

Seçileceği yer düşünülürse halihazırda bir playoff takımına gidecek ve hücumda özellikle ilk birkaç yılında Oklahoma State’deki kadar büyük bir rol üstlenmeyecek. Playoff takımında da tamamen rotasyon dışı kalacak bir oyuncu olacağını düşünmüyorum. En azından şut özelliği ve pick / roll tecrübesi, seçen takımın işine yarayacaktır. Kariyerinin zirvesini ise şu şekilde tahmin ediyorum: kafaya oynayan takımda sağlam bench oyuncusu, playoff takımında 5 veya 6’ıncı en iyi oyuncu, amaçsız takımda 4’üncü en iyi oyuncu...

GANI LAWAL

Georgia Tech çıkışlı Lawal hem okulda 4 senesini tamamladı, hem 4 numara oynuyor, hem de 4 numara bir insan... Gelelim profiline...

1- Yüzü dönük top aldığında şut tehdidi yaratır mı?

Kullandığı topların yarısı boyalı alandan, diğer yarısı da kısa ve orta mesafe şutlardan geliyor. Yalnız orta mesafede pek etkili olduğunu söyleyemeyiz. Özellikle dönerek attığı orta mesafe şutlar tam bir felaket. Serbest atış çizgisinden de %57 oranında isabet bulmuş (maç başına 6.2 serbest atış kullanmış yalnız yeri gelmişken bunun altını fosforlu kalemle çizelim).

2- Elleri yumuşak mı? Dışarda boş kalsam beni topla buluşturur mu?

Kara delik tabiri Gani için biçilmiş kaftan. Topu verdiğiniz anda gözü potadan başka birşey görmez. Asist kelimesinin anlamını bilmiyor olabilir… Mahalle maçında top benim dese bile oynatmassın…

3- Alçak postta topla buluşsa nefeslerimizi tutar mıyız?

En çok dikkatimi çeken özelliği bu oldu. Bildiğiniz gibi Lawal, daha iyi bir prospect olan Derrick Favors’ın takım arkadaşıydı. Hatta Favors yerine Lawal’ın hücumda ilk tercih olması scoutların tepkisine yol açmıştı. Favors’ı izlemeye gelenler çoğunlukla Lawal’i izlemek zorunda kaldılar. Peki bunun sebebi neydi? Cevap gayet basit, bugün itibariyle daha hazır olan oyuncu Favors değil Lawal... Koç da doğal olarak maçı kazandıracak oyuncu kimse sistemi onun üzerine kurar, bu yüzden geçtiğimiz sezon Lawal hücumda daha çok ön plandaydı. Ancak Favors kadar fazla potansiyeli olduğunu söylemek de mümkün değil. Herşeyden önce boyu NBA’de alçak post oyununu olumsuz yönde etkileyecek.

4- Laga luga yapma, bana savunmadan haber ver?

Alçak postta birebir savunmasını beğeniyorum. Hatta ilk gözüme çarpan özelliği de savunmadaki gayreti olmuştu ve o şekilde takip etmeye başlamıştım (malum Indiana Pacers taraftarı olunca insan ister istemez atletik pota altı savunmacılarına ayrı bir gözle bakıyor).

5- Uçar mı kaçar mı?

Boy dezavantajına rağmen kullandığı topların önemli bir kısmı (%16)smaçlardan geliyor. ‘Atletik 4 numara’ diye geçer literarürde.

6- Ölçümleri ne alemde?

6’9 ve 105 kilo ölçüldü. Kol genişliği 7’0. Bu sene drafta girecek olan Patrick Patterson’ınkilere benzer rakamlar. Kolejde 4/5 gibi oynuyordu ancak NBA’de 4 numara için bile biraz kısa kalacak gibi.

7- Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları...

Çalışkan ve takımın başarısını kendi istatistiklerinin önüne koyan bir oyuncu. Teşbihte hata olmaz, Gani savaşa giderken yanınızda götürmek isteyeceğiniz türden bir oyuncu.

8- Kristal küre...

An itibariyle mock draftlarda 25 - 35 civarı gösteriliyor, yani birinci turun tam sınırında… Ancak o sıralar draft günü geldiğinde büyük sürprizlere de sahne olabiliyor, o yüzden tahmin etmek güç. Aklıma hemen 2007 draftı geliyor. 31’inci sırada Carl Landry Houston tarafından, 35’inci sırada ise Glen Davis Celtics tarafından seçilmişti. İkisi de büyük ölçüde ‘undersized’ olmalarından dolayı ikinci tura kalmışlardı. Lawal da benzer şekilde sertliği olan bir oyuncu. Verdiğim iki örnek gibi kendine gayet güzel bir kariyer yapması ihtimaller dahilinde.
 

CRAIG BRACKINS

Iowa State’in üçüncü senesini bitirdikten sonra drafta girme kararı alan Brackins aslında geçen sene NBA olması beklenen bir oyuncuydu ancak sürpriz bir şekilde okuluna geri dönmüştü. 6’10 boyundaki Brackins 4/5 pozisyonunda oynuyor ve şu an itibariyle ikinci turun ortalarında seçilmesi beklenen bir oyuncu. Gelelim oyunuyla ilgili sorulara...

1- Yüzü dönük top aldığında şut tehdidi yaratır mı?

Şu an en büyük meziyeti bu gibi gözüküyor. Draft’ın en çok dışarıdan şut atan uzun ödülü olsa eminim Brackins kimselere kaptırmazdı bu ödülü. Kullandığı topların %84’ü orta veya uzun mesafe şutlardan geliyor. Süper bir şutu olmasa da bir uzuna göre gayet iyi bir şutu var. İzlediğim kadarıyla isabet oranına bakmaksızın el üzerinden şut atmaktan da pek kaçınmıyor.

2- Elleri yumuşak mı? Dışarda boş kalsam beni topla buluşturur mu?

Bu konuda sevdiğim bir istatistik olan AST/FGA’e başvuracağım. Oyun görüşü denen şey büyük ölçüde topu paylaşmayı istemekle alakalı neticede. Craig Brackin’in bu istatistiği 0.16. Aşağı yukarı ortalama bir seviyede...

3- Alçak postta topla buluşsa nefeslerimizi tutar mıyız?

Son iki sezonda Iowa State de herşeyi yapan adam olduğu için alçak postta top aldığı da oldukça sık görülen bir durumdu. Alçak post hareketleri genelde sertlikten çok ‘finesse’ tabir edilen hareketlerden oluşuyor. Alçak post oyununu da fena bulmuyorum. Oyununda adeta bir guard akıcılığı var, ancak aynı şekilde pota altında temastan da aynı bir dış oyuncu gibi kaçınıyor. Zira kullandığı şutların yalnızca %16’sini boyalı alandan kullanmış. Bir uzun için felaket bir istatistik…

4- Laga luga yapma, bana savunmadan haber ver?

Oyununun en zayıf yönü bana göre savunması. Ne adam adama, ne yardım savunması ne de pick&roll savunması ışık veriyor… Brackins savunması için seçilecek bir oyuncu değil bu kesin.

5- Uçar mı kaçar mı?

Aslında draft öncesi ölçümlerdeki atletik ölçümleri gayet iyi çıktı, ancak maç içinde atletizminin ne kadarını kullanıyor, asıl sorulması gereken soru bu. Saf şutör gibi oynadığı için atletizmini pek göremiyoruz malesef.

6- Ölçümleri ne alemde?

Boyu 6’10, kol genişliği ise 7’0. 4 numara için boyu gayet iyi ancak kolları biraz kısa. Draft öncesi ölçümlerinde bu yıl ilk defa bazı oyuncuların el boyutları da basına verildi. Brackins el genişliği olarak herkese fark atmış durumda (11.25 inch, karşılaştırma yapmak isteyenler için). Topu tek eliyle portakal tutar gibi kavrıyor Ziya abi..! Bench press ölçümlerinde birşey dikkatimi çekti, kendisinden 17 kilo hafif olan Bledsoe’nun 9 tekrar yaptığı ağırlığı ancak 6 kez basabilmiş. Pota altını neden sevmediği anlaşılıyor…

7- Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları...

Playoff zamanı bu tarz oyuncular genelde kendi oyunlarını pek oynayamazlar. Kilit uzunlarından biri Brackins olan bir takımın playofflarda fazla ilerleyebileceğini tahmin etmiyorum.

8- Kristal küre...

Brackins önemli yetenekleri olan bir oyuncu ve kesinlikle 6’10’luk bir odun değil. Oyunu adeta bir guard gibi akıcı ve algısı oldukça üst düzeyde. Onunla ilgili soru işaretleri tamamen yumuşaklığıyla ve temastan kaçmasıyla alakalı. Yukarı da değindiğimiz gibi, ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar, sert maçlarda bu oyunculardan fazla verim alamazsınız. Playofflarda topa kafasını sokacak adamlara ihtiyaç var ve Brackins böyle bir oyuncu değil. Doğru şartlar oluşmadığı takdirde ligde tutunamayabilir.
 

JEROME JORDAN

Jerome Jordan 2009’un başlarında daha yaygın biçimde takip edilmeye başlanan bir oyuncu. Ben de aşağı yukarı o zamanlar takibe almıştım. 2009 da drafta girebilirdi ama okula dönmeyi tercih etti. Hatta dediğim tarihlerde draftin en heyecan veren oyuncularından birisi olarak gösteriliyordu (aslında ilginç bir şekilde bu draftin ikinci turunda buna benzer şekilde, zamanında çok tutulan oyuncuların isimleri anılıyor. Örneğin bu yaznının yazıldığı tarihte aklımda kalan bazı isimler: Lance Stephensen, Derrick Caracter, Samardo Samuels… Hepsi de bir dönem yıldız olur gözüyle bakılan oyunculardı). Tulsa gibi küçük bir üniversitede oynadığı için televizyonda seyretme imkanımız pek olmadı. Bu analizin temelini de iki sene boyunca yakalayabildiğim maçlarında aldığım notlar oluşturacak.

1- Yüzü dönük top aldığında şut tehdidi yaratır mı?

Boyuna rağmen orta mesafe şutlar kullanmaya meraklı bir oyuncu. Toplam hücumunun %53’ünu kısa ve orta mesafeli atışlar oluşturuyor. Yalnız isabet oranı oldukça kötü. Serbest atışlardaki yüksek yüzdesi göz önüne alındığında ileride daha isabetli şutlar kullanması beklenebilir.

2- Elleri yumuşak mı? Dışarda boş kalsam beni topla buluşturur mu?

Bu konuda pek başarılı olduğunu söyleyemeyiz. AST/FGA oranı sadece 0.13 ancak bu rakam biraz yanıltıcı olabilir zira Tulsa takımında top kullanması devamlı olarak teşvik edilen bir oyuncuydu. Buna rağmen 1.3 asist istatistikleri yakalamış. Bu kategoride Favors, Cousins, Aldrich, Patterson gibi oyuncuları geride bırakıyor.

3- Alçak postta topla buluşsa nefeslerimizi tutar mıyız?

Artık 23 yaşına gelmesine rağmen alçak post hücumu hala istenilen seviyede değil. Kullandığı 2 toptan birisi boyalı alandan geliyor, bunlarında hemen hemen yarısı vurduğu smaçlar. Yalnız şunu da hemen belirtelim, alçak postta devamlı faullere maruz kalan bir oyuncu. Bu sezon maç başına 7 kez çizgiye gitmiş ki ofansif yetenekleri kısıtlı bir oyuncu için çok çok iyi bir rakam. Kullandığı serbest atışları da %69 oranında baskete çevirdiğini de ekleyelim. 7’1 lik oyuncu bu kadar faul alıyorsa orada bir durup düşüneceksin sevgili Serhat.

4- Laga luga yapma, bana savunmadan haber ver?

Bence bütün fiziksel özelliklerine rağmen istenilen düzeyde bir savunmacı değil. Bir kere birebirde ayakları yavaş. Bacakları da ince olduğundan içerde adamıyla boğuşmakta zorlanıyor. Blokları da genelde yardım savunmasından geliyor. Savunma potansiyeli ve biraz kalınlaştığı takdirde gereken bütün fiziksel özellikleri mevcut, ancak bence bir konuda büyük eksikliği var, o da oyunu algılamadaki zayıflığı. Onu da kolay kolay geliştireceğine inanmıyorum.

5- Uçar mı kaçar mı?

Fazla detaylara girmeden özetlersek boyuna göre ortalama bir atlet diyebiliriz.

6- Ölçümleri ne alemde?

Fevkaladenin fevkinde! Boy desen 7’1, kol genişliği 7’5, kilo 110. Biraz kilo eklemesiyle NBA için ideal diyebileceğimiz 5 numara fiziğine sahip.

7- Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları...

Görebildiğim kadarıyla Jordan iyi niyetli ve çalışkan bir oyuncu, ne gibi rolleri olabileceğini bir sonraki soruda daha detaylı şekilde cevapladım.

8- Kristal küre…

Öncelikle ilk turda seçilebilecek mi (bu yazı yazıldığı sıralarda ikinci turun ortalarında gösteriliyordu)? Şayet ikinci tura kalırsa bir yerlerden garanti kontratı kapabilecek mi? Diyelim birinci kontratı kaptı, ikinciyi kapacak kadar ligde tutunabilecek mi? Diyelim tutundu, herhangi bir takıma anlamlı bir katkı verebilecek mi? Ve son olarak, Zeki Müren de bizi görecek mi? Tüm bu soruları toparlayan bir cümleyle özetlemeye calışayım. Sen tut Jordan’ı benchinde, yeri gelir geliştirme ligine yollarsın, yeri gelir Dwight Howard’a faul yaptırırsın, yeri gelir 10 dakika oynatırsın, o boyla bir iki blok yapar, bir iki hücum ribaundu alır, iyi niyetle mücadele eder. Böyle oyunculara ligde mutlaka yer olur. Hatta biraz yatırımla daha fazlası bile olabilir.

TREVOR BOOKER

Trevor Booker Clemson Üniversitesi’nden çıkma atletik 4 numara… Bir Tar Heels maçında genç Ed Davis ile adeta kedinin fareyle oynadığı gibi oynamıştı o maçtan sonra radarıma aldım Trevor’u… Hemen sorulara geçelim, aday adayımızı tanıyalım.

1- Yüzü dönük top aldığında şut tehdidi yaratır mı?

Pota altında inatçılığı nedeniyle ne kadar etkiliyse, orta ve uzak mesafede bir o kadar etkisiz… İşin kötü tarafı NBA’de tutunmak istiyorsa mutlaka şutunu fersah fersah ilerletmeli çünkü o boyla kolejde yaptıklarını yapması çok zor.

2- Elleri yumuşak mı? Dışarda boş kalsam beni topla buluşturur mu?

Bir 4 numaraya göre oldukça iyi bir pasör. İkili sıkıştırmalarda boş adamı bulabiliyor. Maç başına 2.5 asist yaptığını da hemen hatırlatalım. Greg Monroe ve Ekpe Udoh’dan sonra uzunlar arasında en iyi asist ortalamasına sahip.

3- Alçak postta topla buluşsa nefeslerimizi tutar mıyız?

Booker ekmeğini taştan çıkartan bir oyuncu. Demin de değindiğim gibi pota altındaki etkinliğini inatçılığına borçlu. Boy dezavantajına rağmen, devamlı hücum ribaundlarını kovalar, hücumda agresiftir, kalın fiziğiyle pozisyon almaya çalışır ve çember etrafında bitiricidir. Agresif tarzı kritik anlarda oyunun gidişatını değiştirir. Bu özelliğiyle biraz DeJuan Blair’ı andırıyor ancak onun kadar etkili olduğunu söyleyemem. Oyun tarzları benzer, o yüzden Blair-lite diyebiliriz belki. Birkaç santim daha uzun olsa ilk turda seçilmesi hiç de sürpriz olmazdı.

4- Laga luga yapma, bana savunmadan haber ver?

Savunmada pozisyon olduğunda itmesi kakması zor bir oyuncu. Kolay kolay pozisyon vermiyor rakibine. Bu da Blair’a benzeyen bir başka özelliği ancak tabi Blair kadar iyi yapamıyor o işleri. Şahsi fikrim şu an için Orton, Ed Davis gibi oyunculardan daha iyi savunmacı ancak bahsettiğim isimler Booker’a göre çok daha genç. Booker aşağı yukarı olmuş bitmiş bir oyuncu, çok ilerletme kaydedeceğini düşünmüyorum bu saatten sonra.

5- Uçar mı kaçar mı?

Kalın cüssesine rağmen (107kg) çok iyi bir atlet. Bir üst seviyede boy dezavantajını atletizmiyle kapatma ihtimali var.

6- Ölçümleri ne alemde?

6’7.5 boyu var. Karşılaştırmak açısından söylüyorum, Wesley Johnson’la aynı boyda. Kolları da boyuna göre oldukça kısa, kol genişliği 6’10 civarında ölçüldü. 4 numara için çok kısa kalacağı aşikar.

7- Nisan Mayıs ayları gevşer gönül yayları...

Açık açık söyleyim, yürekli oyuncu benim mock draftımda otomatikman birkaç basamak yükselir. Oymuş buymuş dinlemem. Sertlik de benim için başlı başına önemli bir yetenektir. Booker, sana puanım 9 kanka.

8- Kristal küre…

Ligde tutunabilmesi orta mesafe şutunu ne kadar ilerletebileceğine bağlı diyebilirim. Bu yazı yazıldığı sırada ikinci turun ortalarında seçileceği yazılıyor. Azmi ve hırsı takımların dikkatini mutlaka çekmiştir. Süre alabileceği bir takım tarafından seçilip, oyunun iki tarafını da etki eden bir oyuncu olduğunu gösterirse ligde kalıcı olma ihtimali var. Çok da uzak bir ihtimal değil bana göre. Daha drafta çok var, workoutlardaki performansıyla ilk tura dahi tırmanabilir. Şansı yaver gitmezse de Avrupa yolları gözükür Booker kardeşimize.