Berk Kızıldağ
kizildagberk@hotmail.co.uk

21 Haziran 2010, Pazartesi

Xavier Henry

“Eğer basketbolcu bir aileden geliyorsanız şansınız yok, profesyonel basketbol oyuncusu olursunuz.” Sanırım Xavier Henry’yi ifade edebilecek en oturaklı cümle bu olurdu. Anne Kansas’ta basketbol oynamış. Baba yine Kansas, ardından NBA, daha sonra ise Avrupa. Ağabeyi C.J. Henry ile de geçtiğimiz sezon aynı takımda yer aldılar zaten. 1984 doğumlu C.J. 2005 yılında MLB takımlarından New York Yankees tarafından draft edilir ancak iki sezon boyunca Minor League’de yer bulabilir kendine (Minor League bir alt lig diyebiliriz). Daha sonra Memphis Üniversitesi’nde basketbol kariyerine geri döner ve bir yıl sonra da kardeşi Xavier ile birlikte Kansas... Kısaca Xavier ailesi komple sporcu denilebilir.


1.98cm boyunda ve 100kg ağırlığındaki Xavier, lise eğitimini Oklahoma’da Putnam City Lisesinde tamamladı, 2009 McDonald’s All-American takımına seçildi. Kolej kariyerine ise beklenenin çok üzerinde sergilediği performansla başladı. Henüz ilk maçında rakip çembere 27 sayı bırakırken daha sonra 31 sayı ile takımının çaylak sezonunda en yüksek sayıyı bulan oyuncusu oluyordu. Geçtiğimiz sezon ortalama 27 dakika sahada kalırken 13.4 sayı, 4.4 rebound ve 1.5 asist ortalamaları çok çarpıcı görünmese de %45.8’lik saha içi ve %41.8’lik muazzam üç sayı ortalamaları onu takımın yıldızı haline getirdi.


Oyun tarzı pure-shooter olarak kabul görüyor. Yani hassas bir bileği var, boş bırakıldığı an topu çembere gönderirken tereddüt etmiyor. Zaten takımı bu sezon kritik anlarda birçok kez onun eline baktı. Ancak bazı maçlarda sorumluluk almaktan çekindiği söylentileri de olmadı değil, zaman zaman oyununu bir üst seviyeye taşıyamadığı ya da ‘vites atamadığı’ ifade edildi. Fakat bu onun performansı hakkında bir eleştiri değeri bulmamalı. Ayrıca 19 yaşında bir SG için oldukça güçlü fiziki yapısı ve sol elini kullanması onun diğer oyuncular arasından daha kolay ayrılmasını sağlayabilir. Yine de solak oyuncularda alıştığımız topu her iki eli ile kullanabilme forsu maalesef Xavier’da yok. Sağ adımını kullandığı bir pozisyonda bile topu sol elle bırakmayı tercih ediyor bu onun olası çok yönlü oyuncu profilinden uzaklaşmasına neden olabilir. Güçlü olarak tanımladığımız fiziği gerçekten avantaj ancak NBA seviyesinde bir oyuncu için yine de yavaş kalmasına sebep olabilir. Özellikle Dwyane Wade ile meşhur bir özellik olan ilk adımı muazzam hızlı alarak rakibine üstünlük sağlama özelliği henüz Xavier için geçerli değil.


19 yaşındaki bir oyuncu için artıları eksilerinden oldukça üstün olan Henry eğer bu yaz yukarıdaki eksiklerini kapatmak için sıkı çalışırsa, muhtemelen Şubat ayında Rookie takımınında yer alacaktır. Aileden gelen sporcu kimlik, çalışma arzusu ve uyumlu kişiliği ile ihtiyacı olan gelişimi sergilemesi kaçınılmaz.


Gözleri senin gibi baksın: Dwyane Wade, Tyreke Evans, Derrick Rose
Haydi gel benimle ol: Toronto Raptors

Hassan Whiteside

North Carolina, Gastonia doğumlu oyuncu -Temmuz ayında 21 yaşında olacak- liseyi yine NC Patterson Lisesinde tamamladı. Onu ülke çapında meşhur bir oyuncu haline getiren ilk hadise Marshall’da beraber oynadığı DeAndre Kane ile birlikte elde edilen 34-2’lik derece ve takımını ulusal sıralamada 1 numaraya taşımasıydı. Kolej kariyerine onunla ilgilenen Kentucky, Auburn, Mississippi State gibi isim sahibi okullar yerine Marshall’da başlaması üzerindeki ilgiyi azaltmadı, aksine alt konferansta isimlendirilen ödüllerin neredeyse tamamında adının geçmesine zemin hazırladı. Kendi konferansında (C-USA) “Defensive Player”, “Freshman of the Year” gibi ödüller alsa da bence en değerli ödülleri Fox ve CBS’in All-Freshman takımlarında yer bulmasıydı.


213 cm ile boyu pozisyonu için doyurucu, 103 kg ağırlığı ise idealin altında olsa da 233 cm kanat açıklığı onu bir üst seviyeye taşıyan oyununa yardımcı en etkili fiziksel özelliğiydi. Kendi pozisyonunun ortalamasından yaklaşık 15 cm üzerinde olan kanat açıklığı 2010 sınıfında açık ara birinci, draft tarihinde ise bu alanda hatırı sayılır isimlerden biri Whiteside.


5.4 blok ortalaması ve bunun yanına eklediği 13 sayı ve 9 reboundu 26 dakika içinde gerçekleştirmesi basında oldukça yer bulmasını sağladı. Ancak bu istatistikleri NCAA’de vasat sayabileceğimiz bir konferansta gerçekleştirdiği göz ardı edilmemeli. Aralık ayında Brescia karşısında 25 dakikada yaptığı 17 sayı, 14 rebound ve 11 blok konferansının üzerinde bir oyuncu olduğunu gösteriyor zaten. 2010 draft’ına katılması beklenmiyordu. Beklentiler 2011 draft’ında 1. sıra için mücadele etmesi yönündeydi, hatta Ocak ayına kadar takımda bir sezon daha oynamadan draft’a girmeyi hedeflemediğini dile getirmişti.


Boyalı alanın dışında etkili olduğunu söylemek zor. Ancak şut seçiminde bencil olmadığı da açık. Yaz döneminde geliştirmesi beklenen yegane özelliği şut performansı. Topu yere vurduktan sonra kullanmadığı-kullanamadığı adımları ve sırtı dönük oyununu da geliştirmesi gerekiyor. Bulduğu sayıların çoğu alçak postta aldığı paslarla ve uzun kollarının yardımıyla yaptığı smaç ya da turnikelerden gelmesi düşündürücü. NBA’de çemberi bu kadar kolay göremeyeceği de aşikar. Aynı şekilde savunmada da kendisinden iri oyuncular karşısında ayakta kalabilmesi için kilo alması ve daha geniş bir cüsseye sahip olması şart. Zaten bunları layıkıyla yapan bir oyuncu Şubat ayında All-Star olur.


Whiteside’ın babası Hassan Arbubakrr eski bir NFL oyuncusu. 195 cm boyu ve 125 kg ağırlığı ile Whiteside’ın potansiyeli için bir ipucu olabilir.


Did you mean: Marcus Camby, Keon Clark

Olursa padişah torunu: Timberwolves, Pacers, Pistons, Sixers