SIRADAN OLMAYAN BİR TAKIM

 

oben47@hotmail.com
26 Ekim 2008, Pazar

İki buçuk yıl önce NBA Finali oynamıştı bu takım. Bir buçuk yıl önce de 67 galibiyetle normal sezonu zirvede bitirmişti. Bugün ise çoğu yazarın sezon ön incelemesinde şampiyonluk için iddiası olan takımlar arasında ismimiz geçmiyor.

Geçtiğimiz yıl 35 galibiyet-17 mağlubiyetle Batı zirvesi için kapışırken Devin Harris’i verip Jason Kidd’i aldığımızda kısa vadede bizi şampiyonluğa ulaştıracak bir hamle yaptığımızı düşünüyorduk. Devin Harris’in potansiyeliymiş, takımın ahenginin bozulmasıymış falan önemli değildi. Fakat işler beklediğimiz gibi gitmedi. Avery Johnson’ın takım ve sistem üzerindeki ciddi kontrolü Kidd’den istediğimiz verimi almamızı engelledi. Gerçekten de takımın ahengi bozuldu. Sonuç: Takastan sonraki 16-14 lük derece ve play-off ilk turunda New Orleans karşısında haşat edilmemiz.

Fakat bu demek değildir ki bu takas yanlış bir hareketti. Kidd 35 yaşında da olsa Devin Harris’ten değerli oyuncudur. Kuvvetle muhtemel Devin Haris kariyeri boyunca Kidd kadar önemli bir oyuncu olamayacaktır. Jason Kidd için Devin Harris pek tabii ki gönderilirdi ve gönderildi.

İyi giden bir takımın takasla içine etme olayına gelirsek... İyi gitmeye devam etseydik ne olacaktı? Batı Finali oynamamız garanti miydi? Diyelim oynadık. Lakers’ı geçebilecek miydik? Diyelim geçtik, ya Boston? Kidd bu takıma şampiyon olmak için alındı. O nedenle diğer tüm seçenekler bizim için ilk turda elenmekten farksızdı.

Kidd takasının bize bu sezon yarar getireceğini düşünüyorum. Artık buna kısa vade mi uzun vade mi denilir bilemem fakat bu yaz Olimpiyatlar’da gördük (zaten biliyorduk) ki Jason Kidd hala dünya üzerindeki en iyi point guard’lardan biri. En iyisi dersem belki taraflı davranmış olurum ama kimse de bana gülmez. Uyum sağladığında oynadığı takımlardaki oyunculara sınıf atlattırdığını biliyoruz. Üstelik bu kez yanındaki adamlar öyle sınıf atlamasına gerek olmayan oyuncular. Brandon Bass’i de Kenyon Martin yapmasına gerek yok.

Yeni koç Rick Carlisle’ın ve sisteminin Kidd’in oyununu çok etkileyeceği aşikar. Eğer Jason Kidd’den tam verim almak istiyorsanız o takımı Kidd’in takımı yapmak zorundasınız. Fakat Dallas kadrosu bu takımı sadece Kidd’in eline verip izleyeceğiniz bir kadro değil. Bunu yapmak Dirk Nowitzki’den ve Josh Howard’dan alacağınız verimi düşürecektir. O nedenle herkesten yüksek verim alınacak bir sistem gerekli. Bunu başarmak ise Rick Carlisle’ın görevi. Carlisle yaptığı açıklamada “Takımın yüksek tempoda oynaması gerektiğini ve topu Kidd’e verip takımı koşturmasını beklediğini” söylemiş. Bunu daha önce başka oyun kurucularla da yaptığını iddia etmiş, ki benim aklıma pek bir örneği gelmedi; PlayStation’da oynadığı maçları gerçek maçlarla mı karıştırdı bilemiyorum. Carlisle’ın takımları (Detroit, Indiana) açık ara ligin en düşük tempolu takımları olmuşlardır ve iyi savunmaları ile ön plana çıkmışlardır. Zaten kendisinin de hafızası yerine gelmiş olacak ki, “Başarılı olmak için defansı unutmamak gerektiğini” belirmiş ve “Avery Johnson’dan sağlam bir savunma yapısı miras aldığını” ilave etmiş.

Carlisle, sistemi ve Kidd üçlüsü arasındaki uyumun seviyesi bizim takımın geleceği seviyeyle doğru orantılı olacak, burası kesin.

”Kidd’in takımı mı, değil mi” bahsini bu takımın Nowitzki’nin takımı olduğunu belirtip kapatalım. Dirk iki sezon öncesinin MVP’si. Fazla lafa gerek yok. Ligin en değerli 10 oyuncusundan biri olmadığını söyleyecek birisi yoktur herhalde.

Dirk’in iyi performans göstereceğinden kimsenin şüphesi yok. Şüpheler Josh Howard’ın üzerinde yoğunlaşmış durumda. Geçtiğimiz yılki bazı hadiseleri (marijuana olayı, play-off yenilgisi sonrası çılgın doğumgünü partisi) ona duyulan güveni sarstı. Onun da bir All-Star olduğunu unutmamak gerekli. Geçen sezonki ortalamaları 20 sayı 7 ribaund. Play-off’larda ise sayı ortalaması 12’ye kadar düştü. İyi bir takım yapısı içinde katkısı daha da artacaktır.

İşte bu noktadan sonra sıkıntılar başlıyor. Bu takımın başarısı için kilit önemi olan üç oyuncu var. Terry, Dampier, Stackhouse… Bu üç veterandan alacağımız verim çok önemli. Maalesef geçtiğimiz yıl yeterli katkıyı alamadık. Bu yıl da çoğu kişinin beklentisi olumlu değil .

Dampier 2003-04’te 12 sayı-12 ribaundla oynayıp bize geldiğinden beri kayıpları oynuyor. Böyle ribaundcu bir adamın olduğu takımda ribaund lideri Nowitzki olmamalı. Jason Terry ise ligin en iyi altıncı adamlarından biri olabilir. Bunu o da biliyor biz de. Stackhouse da ilk beşte sağlam bir görev adamı olsun, Kidd’in servislerini atsın, arada drive etsin, kafi. Bu arada geçtiğimiz yılın sürprizi Brandon Bass’in (özellikle play-off’larda performansı artan tek adamdı) çıkışının devam etmesini diliyoruz.

Gelen-gidene bakarsak...

Gerald Green enteresan bir ekleme oldu. Donnie Nelson muhtemelen Devin Harris’ten alınan katkıyı almak istiyor. Fakat bu zor. Belki de smaç şampiyonluğunu Dallas’a getirmek gibi bir hayali vardır.

DeSagana Diop ise iki sezon önce final oynadığımızda bize ciddi katkısı olmuş olan bir adam. Sonrasında ne bize ne de başka da bir yere faydası olmadı. Şimdi geri geldi. Dampier’la pivot mevkiini paylaşacaklar. Kuşkusuz en eksik olduğumuz yer pivot pozisyonu.

Malik Allen, Juwan Howard, Jamaal Magloire ve Tyronn Lue takımdan ayrıldı. İsabet oldu. Zaten takımda fazlasıyla veteran var. Sayfiye yeri değil burası.

Hazırlık maçlarında alınan sonuçlara hiç takılmıyorum. En son Indiana’ya yenilmişiz. Hazırlık maçları ilk beş dakika as oyuncuların seyirciye gösterilmesi, sonrasında da garbage time oyuncularının mutlu edilmesi şeklinde geçiyor. Yaz liginden pek farkı yok.

Takımın rotasyonu tahminimce şu şekilde oluşacaktır:

İlk beş: Kidd-Stackhouse-Howard-Dirk-Dampier
İlk alternatifler: Terry-Green-George-Bass-Diop

Her ne kadar yaşlı da olsa iyi bir kadro. Takımdaki oyuncularının ciddi bir kısmının kariyeri inişte, hatta bitişte olabilir. Takımın neredeyse tamamı geçtiğimiz yıl ortalamalarını düşürmüş de olabilir. Fakat bu kadronun başarılı olması sürpriz de olmaz. Bu takım özetle “sıradan olmayan bir takım”. Belki Batı beşincisi olacak. Fakat sahaya her çıktığında rakiplere korku salacak. Henüz iki sene önce bu iskelet final oynadı. Çok şey kaybetmiş olamazlar değil mi? Play-off garanti, ilk turu da geçeceğimizi düşünüyorum. Sonrası mı? Sezon ilerledikçe göreceğiz.