ARŞİV
27 Ocak 2010
10 Kasım 2009
19 Ocak 2009
16 Kasım 2008

26 Ekim 2008

Önceki Yazılar

WE ARE READY TO LOCK HORNS WITH ANYBODY

 

bsarioglu89@hotmail.com
2 Mart 2010, Salı

Çok eğlenceli bir All-Star geçirmesek de; Dallas, yaptığı organizasyon ile taraflı-tarafsız birçok kişiden tam not aldı. All-Star arasında yaptığımız, Caron Butler-Josh Howard eksenli takasla, haftasonunun gerçek kazananının Doğu Karması’nın değil, Mavericks olduğunu söyleyebiliriz aslında. Geçen yazımda yazmıştım, yapılacak bir takasla tüm havanın değişebileceğini. Öyle de oldu gibi şu anlık. Sezon başından beri sorun yaratan Josh Howard’ın yanına Drew Gooden, Quintonn Ross ve James Singleton eklemesi yaparak, Caron Butler, Brendan Haywood ve DeShawn Stevenson’ı kadromuza kattık ve sezonun bizim açımızdan kaderini değiştirebilecek bir işe imza attık. Takası değerlendirip, kısaca takımdaki son duruma göz atalım.

İlk önce takas senaryolarından başlarsak; hakkımızda iki tane önemli söylenti vardı. Birincisi, Philadelphia ile düşünülen Andre Iguodala ve Samuel Dalembert eksenli takas, ikinicisi ise adı pek çok takımla anılan, Caron Butler eksenli takastı ve ikincisini gerçekleştirmeyi başardık. All-Star arasından önce, Mark Cuban yerel basına yaptığı (Josh Howard ve Erick Dampier’ın biten kontratlarının belirterek); “ Cap esnekliğini kaybetmeyi düşünmüyoruz. “ açıklamasıyla, aslında takasa pek sıcak bakmadığını belli etmişti. Fakat, son 7 maçta alınan 5 mağlubiyetin yanında, Batı’daki sıralamada yavaş yavaş takımların bize yaklaşması ve oynanan kötü basketbol, artık birşeyler yapılmasının sinyallerini veriyor gibiydi.

Gelen, Gideni Aratır mı?

Dallas, sezon başından beri shooting guard dediğimiz 2 numarada ve pivot poziyonunda sıkıntı yaşıyordu. Geçtiğimiz yaz, Shawn Marion’ın Mavericks kadrosuna katılmasıyla; offseasonda, iki ayak bileğinden ameliyat olan fakat bir türlü eski ritmini bulamayan Josh Howard’ın 2 numaraya geçmesi bekleniyordu, öyle de oldu. Fakat bu pozisyonda, karşısındaki hızlı guardlara karşı çok etkisiz kalmasının yanında, oyun mantalitesinin de içeri penetrelerden ve yüzdeli orta mesafe şuttan sıyrılıp, bencil ve sadece isabet oranı düşük dış şutlara dönüşmesi artık Dallas’taki kredisini tüketmişti. Şimdi, onun yerine Caron Butler’ın gelmesi bizi bir kademe daha yukarı taşıyor kuşkusuz. Neresinden bakarsak bakalım Butler, çok daha iyi bir oyuncu Josh Howard’tan. Ayakları Josh’a nazaran çok daha hızlı ve savunma konusunda daha iyi olduğu için bu noktadaki açığımızı fazlasıyla kapayacağını düşünüyorum. Bu seneki diğer bir sıkıntımız da hücumda sadece Nowitzki’nin eline bakmamız. Şuta dayalı bir basketbol oynuyoruz ve şutlar girmediği zaman tıkanıp kalıyoruz ve rakiplerimiz maç içinde uzun seriler yakalayabiliyor. Bu sıkıntıyı da Caron Butler’ın skorerliğini, içeri yapacağı penetreleri ve atletikliğini kullanarak kapayacağımızı umuyorum. Ek olarak, bu sezonu pek parlak geçirmeyen DeShawn Stevenson için Dallas’a gelmek iyi bir değişiklik olursa, kısa rotasyonumuzun iyiden iyiye derinleşeceğini düşünmekteyim. Yani neresinden bakarsak bakalım, bizim için bu takas her yönüyle pozitif gözükmekte.

Bir paragraf da Brendan Haywood’a açmak gerek. Dallas’ın gerçek anlamda sadece bir tane pivotu var ve o da sene başından beri diz sorunları ile boğuşan, sezona mükemmel başlayıp gerisini pek getiremeyen Dampier. Artık gerisinin gelmemesi, diz sakatlığına mı yoksa kontratının şartlarını yerine getiremeyeceğini anladığına mı bağlanır, bilemem ama bildiğim tek şey bu takıma vasatın üstü bir pivot takviyesi gerektiğiydi. Aslında, coach Rick Carlisle, bu pozisyonda Nowitzki’yi fena yedeklemeyen Drew Gooden’ı denese de; Gooden, fizik olarak 5 numarada çok yetersiz kaldığı için maalesef pek verim alamadık bu formülden ve Brendan Haywood için onu da gözden çıkartmak zorunda kaldık. Haywood, bu sezon kariyerinin belki de en iyi yılını geçiyor. Her akşam 10 sayı, 10 ribauntu garanti olan bir oyun ortaya koydu şu ana kadar Washington’da. Dampier’a nazaran içeride çok daha hareketli ve daha iyi bir blok ortalamasına sahip ve kariyerindeki en iyi ribaunt istatistiğini de bu yıl yakalamış durumda. (10.2 ile) Ek olarak, lig genelinde, hücum ribaundu kategorisinde de Kevin Love ve Zach Randolph’tan sonra 3. sırada gelmesi bizim için önemli bir artı olarak duruyor. Haywood, şu ana kadar 9 maça çıktı Dallas forması altında. Oklahoma maçında benchten başladı, diğer maçlarda da 30 dakikanın üzerine çıktı. Ortalamaları da 10.8 sayı, 10.0 ribaunt. ( Ben Dallas’ı takip ettiğimden beri böyle pivot ortlaması hatırlamıyorum. ) Son olarak Thunder deplasmanında Dampier’ın parmağı kırılıp, yaklaşık olarak 1 ay sahalardan uzak kalacak olması, Haywood takviyesini çok daha önemli hale getirdi şüphesiz. Dampier dönene kadar bolca süre bulacağını tahmin ediyorum.

Olaya bir de finansal yönden bakalım. Takası yapmadan önce, elimizde biten 2 tane önemli kontrat vardı. (Josh ve Dampier, gerçi Nowitzki’nin de oyuncu opsiyonu bulunuyor bu yaz için ama o konuya başka bir yazıda gireriz) Josh Howard’ın biten kontratını Washington’a yollamış olduk, zaten elimizden başka türlü çıkarma lüksümüzün olduğunu da düşünmüyorum değeri bu kadar düşmüş bir oyuncuyu. Gelenlerden ise Caron Butler’ın 10 milyon $ civarında 2 yıllık kontratı bulunmakta. Ayrıca 6 milyon $’lık kontratı bu sezon bitecek olan Haywood var elimizde. Eğer takımda kalmasını istersek, Larry Bird Hakları’nı kazanacağı için bizim için kolaylık olacaktır. Olmadı, capimizi 6 milyon $ civarında boşaltmış oluruz. Kısacası, takasın ekstradan bir mali yük getirdiğini düşünmüyorum.

Bundan sonraki en önemli görev Rick Carlisle’a düşüyor bana göre. Yeni gelen oyuncuların takıma alışma süreci kısaltılıp, aynı şekilde rotasyonun en kısa sürede belli bir standarta getirilmesi şart. Mark Cuban ve GM Donnie Nelson, Carlisle’ın eline yeterli malzemeyi verdi, bundan sonra artık başarı bekliyor herkes. Hatta ben kendi beklentimi söyleyeyim; kafadan Batı Finali oynamalıyız bu sene, ekstradan bir sakatlık vb. birşey olmazsa.

Umarım sezonun ikinci yarısı, ilkine göre çok daha güzel olacak. Takımdan gelen şu anki sinyaller çok iyi. Takası yaptıktan sonraki ilk maçta aldığımız Thunder mağlubiyetinin ardından 8 maçlık galibiyet serisi yakalamış durumdayız ve bu seriyi en az 15’e taşıyabiliriz diye düşünüyorum. Kolay bir fikstüre sahibiz Mart ayında ve önümüzdeki 7 maçtaki rakiplerimizden sadece Chicago .500 galibiyet oranının üzerinde. 16 maçı ise Boston ile içerde oynayacağız, onu da zaman gösterecek diyelim ve yazıyı noktalayalım. Diğer yazıda görüşmek üzere. Saygı, sevgi…