NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ


NBA WALLPAPERS

COURTSIDE

Fırat DEMİR
27 NİSAN 2006, PERŞEMBE

Belki Alışman Lâzım

Biliyorum bir çoğunuz playoff ateşiyle yanıp tutuşuyor şu sıralar. Bu yazıyı okumak da pek içinizden gelmiyor aslında. Fakat ben yine de, merak edip okumak isteyenler olur diye, devamını da yazıyorum...

Hatırlayanınız varsa, geçen sezon ligin son maçında Detroit Pistons'ı mağlup ederek, son maçlarda ne kadar tehlikeli(!) bir takım olduğumuzu göstermiştik. Bu sezon olayı daha da abarttık. Ligin son dört maçını kazanarak (ayrıca son 10 maçın altısını) lig birincisi Detroit'in bile yapamadığı bir şeyi başardık, böylece en iyi takımlardan biri olduğumuzu kanıtladık! Yahu be adamlar, biz burada ne kadar mağlubiyet alırsak o kadar iyidir diyoruz, takım utanmadan beş maç kazanıyor. Ayıptır! Ne mi oldu? Yalnızca ligin en kötü sondan dördüncü takımı olduk hepsi bu. Bu sezon sonu hadiselerine alışmamız gerekecek anlaşılan.

Beyhude geçmiş sezondan art(ıd)a kalanlar

Normal sezondaki performansımız güzeldi aslında. Kırık-dökük kadroyla iyi maçlar çıkardık, bir çok takıma kafa tuttuk. Fakat bu sezon biraz da boşa geçti, heba oldu. Çünkü daha önce bahsettiğim takıma kimlik kazandırma mevzuunu uygulamak için güzel bir sezondu bu sezon. Fakat takımın en önemli oyuncuları bir çok maçta sakatlık yaşadı, kimileri sezonu kapadı, kimileri kapamış kadar oldu... Yani bu sene gösterdiğimiz performans aslında pek de bir şey ifade etmedi. Bazı noktalar dışında...

En büyük kazancımız Raymond Felton oldu. Sene başında ışığı fazla parlak değildi ama yaşanan sakatlıklarla farklı bir tercihe yönelen Bickerstaff'ın cin fikirliliği ile ilk beşe yerleştikten sonra, bu parlak olmayan ışık adeta alev topuna dönüştü. Bir çok maçta trible-double'a yakın performanslar sergiledi, bir çok maçta double-double yaptı. İşin iyi tarafı, Brevin Knight'ın olmadığı bazı maçlarda hiç de sırıtmadı. Tamam, belki gelecek sezon Felton'a “Al evladım, oyun kuruculuk görevi artık senin, büyüksün!” demek için erken bir zaman, ama birkaç yıl içerisinde ligin sayılı PG'leri arasında olacağından şüphem yok. Bu yüzden şanslı bir takımız. Bu konuda da Brevin'e bir demet teşekkür de sunuyoruz ayrıca. Felton için “Aslında yılın çaylağı seçilmesi gerekir” dediğimde neler olacağını tahmin ettiğim için böyle bir şeye yeltenmiyorum.

Bu sezonun bir başka kazanç noktası da Gerald Wallace oldu. Bilen bilir, geçtiğimiz sezon çok istikrarsız performanslar çizdiği, kötü oyunlar çıkardığı için Wallace'a demediğimi bırakmıyordum. O zamanlar haklıydım belki de, kapasitesini yansıtamıyordu çünkü. Fakat bu yıl aslan parçasının kapasitesinin ne olduğunu gördük. Bir çok maçta takımı skor açısından sırtlayan isim oldu, kendisini geliştirmesinin meyvelerini topladı. Ha, belki son haftalarda o kadar iyi değildi, ama sezon genelinde yaşadığı sakatlıklara rağmen istikrar sorununu çözmüş gözüktü ve güven sağlayan performanslar çizdi. Üstelik, gard savunması pek de iyi olmayan bu takımın ortayı kapatan oyuncusu olarak, savunmada da çok iyi işler yaptı. Ben dahil bir çok kişinin, Yılın Savunmacısı ödülü seçimlerinde, favorisi. Belki ödülü alamayacak ama bu sezonki gelişimi gerçekten takdiri hak etti ve o bizim gönüllerimizin en iyi savunmacısı oldu.

Kadroya bakış

Sezon sonunda serbest kalacak iki oyuncumuz var; Jumaine Jones ve Melvin Ely.

Jumaine Jones takdir edersiniz ki takım için oldukça önem teşkil ediyordu bu sezon. Hatta yılın ilk aylarındaki performansı neredeyse All-Star düzeyindeydi. (Biliyorum, abarttım!) Sakatlıklardan doğan boşluğa çok iyi yerleşti ve kötü olmayan dış şutu ile bir çok maçta takımımızın en başarılı isimlerinden oldu. Seviyordum doğrusu elemanı, fakat gelecek sezon kendisini başka takım forması altında izlememiz kuvvetle muhtemel. Mesela Cleveland...

Melvin Ely ise bu sezonki performansıyla, surat ekşiterek hatırlayacağımız elemanlarından. Geçtiğimiz sezonda Emeka Okafor'dan çaldığı dakikalarda çok başarı performanslar çiziyordu. Hatta onun yokluğunda bulduğu kısa sürelerde double-double yapması kaçınılmazdı. Fakat bu sezon alçak düşüşe geçti ve bekleneni veremeyen isimlerden biri oldu. Sakatlığı onu zorlamış olabilir ama ayakları oldukça yavaşladı ve bundan sonra eski performansına kavuşur mu bilemem. Eğer gelecek sezon kendisine uygun bir takımda olursa neden olmasın? New Jersey mesela.

Diğer oyunculara da kısaca değinecek olursak...

Brevin Knight bildiğiniz gibi, asist ve top çalma krallıklarında ilk beşte. Ekstra olarak, gelişiminde kendisinin de emeğinin bulunduğu bir Raymond Felton var.

Kareem Rush'ı postaladık. İyi de oldu. Arkasından konuşmak gibi olmasın ama bundan sonra da bir halt yiyemezdi zaten.

Primoz Brezec'in performansı kötü değildi aslında. Fakat sorun geçtiğimiz yılki performansını bir türlü yansıtamamasıydı. Bu yıl ondan daha fazla aktif olmasını bekliyorduk açıkçası, gelecek sezon inşallah.

Matt Carroll... Bilmiyorum neden ama bu adamı seviyorum. Üstelik Rush'ın bir türlü beceremediği dış şut konusunda da ziyadesi ile kabiliyetli. 10 dakikadan fazla oynayamayacağını bilsem de, kalsın istiyorum gelecek sezon.

Sean May...

Emeka Okafor...

Nasıl çaylaklar gerekli

Şimdi sırada Draft hadisesi var. Kaçıncı sıradan seçme yapacağımız bilemiyoruz haliyle. Aslında draft konusu ile ilgili fazla bilgim yok. Fakat bizim ne tür bir seçim yapmamız gerektiğine dair beyin jimnastiği yapabiliriz pekala.

Elimizdeki parçalar güzel. Eksik olarak göze batan yer ise istikrarlı bir dış atıcı olmaması. Elimizdekilerin en iyisi Carroll, o da kim öle kim kala. Bunun dışında iyi ise Felton. Ve o da çok da iyi bir şutör sayılmaz aslında, tamam belki maç içinde üçlük isabet bulması zor olmuyor ama istikrarlı ve güvenilir olduğunu da söyleyemeyiz.

Benim tercihim, iyi dış atıcı olan bir 2 numara seçmek olurdu. Evet bildiniz, JJ Redick. NCAA'lerin en değerli oyuncusu Redick aslında tam aradığımız adam. İyi bir şutör ve olgun yapısı ile de takıma ayak uydurması zaman almayacak bir isim. Bakalım hele şu draft zamanı bir yaklaşsın, dedikodular daha da artar, bazı şeyler daha da netlik kazanır. Şimdi havada kalma ihtimali yüksek bir draft muhabbetine dalarsam değerli vaktinizden fazlasıyla çalmış olurum. En iyisi ufaktan çekileyim ben.

Ha bu arada unutmadan, bin bir türlü hatırlatmaya rağmen hâlâ tıklamadıysanız, bir de ben hatırlatayım: http://www.kartalbasket.com/

Hadi eyvallah.

firat@batug.org