POWERLESS RANKINGS
(OCAK + ŞUBAT’IN YARISI)

 

Kemal BUDAK
27 Şubat 2009, Cuma


Kısa olan Şubat ayı bizim de azizliğimize uğradı ve kısmen Ocak’la, kısmen de Mart’la birleşerek müstakil bir ay olma şerefini kaybetti. Böylece hem zaten ciddi bir kısmı All-Star faaliyetleriyle geçen ve iyice kısalan Şubat’a dair yazacaklarımızı hindi misali düşünmek zorunda kaldık, hem de takımları daha sağlıklı değerlendirme fırsatına eriştik.
Bu ay her ne kadar “Ayın Bilmemnesi” bölümü olmayacak olsa da, en azından değişik istatistikler ve eğlenceli resimlerle süsleyebiliriz sıralamamızı. Ayrıca bu ay mümkün mertebe az israf-ı kelam yapmayı düşünüyorum takımlarla alakalı olarak. Ama çeşni olması açısından içimden gelen bir İngilazca cümleyi her takıma söylemeyi boynuma borç bilirim.

1. Los Angeles Lakers (42-10) (17-5): Cleveland’ı ve Boston’u deplasmanda yendiler ve tekrardan buraya oturmaya hak kazandılar, her ne kadar Bobcats ayarında bir takıma kendi sahalarında yenilerek ayıp etseler de. Ne olmuş yani, memleketimizin ayaktopu liginde lig sonuncusu gidip şampiyonluk adayına beş çekebiliyorsa... Keep up the good work.
MVP: Kobe’nin şu saatten sonra MVP olması için şartlar: 1) Lakers’ın sezonun geri kalan maçlarının hemen hepsini kazanması. 2) Lakers’ın genel derecesinin Cleveland’dan en az 5-6 galibiyet daha iyi olması. 3) Lebron’un sakatlanıp hiç olmazsa normal sezonu kapatması.

2. Boston Celtics (44-11) (16-6): Bir ara bocalasalar da yeniden bir ritme kavuştular. Garnett’in sakatlığı zor maçlarda kendini belli edecektir. Mesela savunma mahrumu Suns takımını Arizona’da rahatlıkla yenmek zor maç kategorisine girmiyor bu tanıma göre(!) What are you talkin’ about man?

3. Cleveland Cavaliers (40-11) (14-6): Lakers’a sahalarında yenilmeleri fiyakalarını bozsa da, takas zamanı takım kimyası adına takas yapmasalar da, hala yediği attığından en fazla olan bir takımdan bahsediyoruz. Bu Cuma bizim buralara uğruyorlar. Çetin maç... Image is nothing, team chemistry is everything...
MVP: Lebron’un New York Knicks veya Milwaukee maçındaki performanstan bahsetmeyeceğim. Sadece, Utah’la Ohio’da oynadıkları maçın 33-23 Cavs lehine biten ilk periyodunda Lebron’un pek de dikkat çekmeyen (!) istatistiklerini vereceğim: 15 sayı, 5 ribaunt, 4 asist. Bu ortalamayı bütün bir maçta elde edip birkaç aya yayan adamlar ciddi bir All-Star adayı olup çıkıyor.

4. San Antonio Spurs (35-16) (15-5): Silindirleri açıp motoru ısıtmaya başladılar iyiden iyiye. Lakers’tan sonra en istikrarlı Batı takımı durumundalar. Ginobili olmasa bile en kötü ihtimalle üçüncülüğe gerileyeceklerdir. Ayrıca bu sene tek sayılı bir yıl. Yani Spurs’ün istatistiki şansı yükselişte. Will Popovich also retire after Duncan retires?

5. Denver Nuggets (36-17) (15-5): Chauncey Billups NBA tarihinin en ‘underrated’ oyuncuları sıralamasında kesinlikle ilk üçe girer. Camby’siz bu takımın sene başında play-off bile yapamayacağı söyleniyordu. Takdire şayan bir iş çıkardılar. “Kudos to George Karl as well...”

6. Orlando Magic (38-13) (13-6): Bu sene enteresan işler oluyor vesselam. Kim derdi ki Jameer Nelson yokluğu en çok aranacak oyunculardan biri haline gelecekti diye? Jameer Nelson? “Get outa here!”

7. Philadelphia 76ers (27-24) (14-6): Rüya gibi bir Ocak ayı geçirdiler. Elton Brand’siz bir hayata alışmak zorunda oldukları gerçeği bir yerlerine dank etti. Andre Igoudala da topu potaya “dunk” etti. Get out of my way...

8. Portland Trailblazers (32-20) (12-8): Takas zamanı bitmeden evvel iyi bir savunmacı alsaydınız iyi olurdu ama su sene tecrübe yapalım diyorsanız, ben de bir şey diyemem tabi ki. Don’t keep your expectations high for Oden. At least for now...

9. Dallas Mavericks (31-21) (12-9): Kötü günler tamamen geride kalmasa da play-off yarışından kopmayacaklarının sinyalini alıyoruz. Eh, Stackhouse da döndüğüne göre iyimser olmamak için bir sebep yok (!). Lebron is coming to Dallas. For real... To compete in the dunk contest next year...

10. Houston Rockets (32-21) (11-9): Takım Şişli Etfal Hastanesi gibi. Giren, çıkan, iyileşen, sakatlanan belli değil. Şimdi Artest düzeldi, McGrady sakatlandı. Yao’nun geleneksel sakatlanma festivaline kaç gün kaldı bu arada? Life is like a box of chocolate for Rockets Team Doctor. You never know who you gonna help.

11. Utah Jazz (30-23) (11-9): Evet kabul, Chris Paul daha iyi bir oyuncu, ama sağlıklı bir Deron Williams’ı ben her zaman Paul’e tercih ederim. Ne bileyim, D-Will’e daha bir kanım kaynıyor nedense. İnanmayan son yedi-sekiz maçlık istatistiklerine bir bakıversin D-Will'in. “Tek rakibim Lebron” dercesine oynuyor. Rest in peace Larry Miller...

12. Atlanta Hawks (31-21) (10-11): Daha fazla aşağı indirmeye gönlüm elvermiyor her ne kadar kötü bir bir buçuk ay geçirseler de. Josh Smith çok yönlü oyunundan uzak, JJ’in şutları girmiyor bu aralar. Çok da enseyi karatmayalım. Keep your heads up...

13. New Orleans Hornets (30-20) (11-11): Gidip bir papaz mı bulacaklar, yoksa hidayete erip bir hoca mı çağıracaklar bilmiyorum ama yatsınlar kalksınlar Paul’e her daim sıhhat vermesi için Allah’a dua etsinler. Amen...

14. Miami Heat (28-24) (9-4): Wade de ister daha rahat bir hayat, sırtta taşınacak daha hafif br takım ve sağlıklı bir sezon sonu. Sonunda ya Wade’in kafası atacak ya da yan çapraz bağları. Dwyaneee, you need to dress better!..

15. Phoenix Suns (28-23) (10-11): Aylık muhasebelerinin hesap tablosunu ilk kez zararla kapattıklarını görüyoruz. Amare döner mi bilmiyorum ama Nash geldiğinden beri ilk kez play-off yapamama ihtimalleri var. Clippers’a 140 sayı atmak iyi hoş da, her rakip de Clips değil ki. “We buy players for less.” (Steve Kerr).

16. Milwaukee Bucks (26-29) (11-11): Önüne gelen sakatlanıyor. Redd, Bogut, Ridnour falan derken takımın maskotu Bango bile sakatlanmış gelen haberlere göre. O değil de, sene başında Ramon Sessions diye bir adamdan bahsetmiştim. Detroit maçındaki 44 sayı 12 asistlik performansı, hesaplara göre Kobe’nin MSG performansından daha fazla sayı içeriyormuş içinde birkaç tane üçlük asisti barındırdığı için. “Ben dediydim,” demeyi sevmem ama kırk yılda bir haklı çıkalım yahu. Did you know that Sessions is only 22?

17. Detroit Pistons (27-24) (9-13): Phoenix’le alakalı söylediklerimin haricinde söyleyecek başka bir şeyim yok hakim bey. Sonunda bize en zevksiz Cavs-Detroit maçını da yaşattılar ya... Come with the ball, come with the ball...

18. Minnesota Timberwolves (17-34) (11-9): Biliyorum yalancı bahar Al Jefferson’ın sakatlanmasına kadar devam etti. Ama ümit aşıladı insancıklara. Go for it!..

19. Indiana Pacers (21-33) (11-12): Doğu’da bu sene milleti kanser eden “beşi bir yerde” takımın üç güveysinden hallice olanı. Kesinlikle bir kategoriye koyamazsınız. Granger’la maç kazanamazlar, gider Granger’sız kazanıverirler. Troy Muphy takımın istatistiki liderliğine soyunur ve arkası yarın devam eder... “Will Victor and Jill hook up?” (The Young and the Restless)

20. New Jersey Nets (24-29) (9-12): Kendi sahanda üst üste Washington’a iki kez yeniliyorlar. Kanser olmak için güzel bir sebep. Honorable mention: Brook Lopez...

21. Charlotte Bobcats (21-31) (10-10): Bir başka kanser sebebi takım. Batı’daki muadilleri en azından playoff kovalamıyor, kendi hallerinde takılıyorlar. Bunlar ise son sıradan play-off yapıp tokatlanmak için şımarık çocuk edasıyla oraya-buraya saldırıp bir ileri bir geri gidiyorlar. What the hell!..

22. New York Knicks (21-31) (9-13): Üzülmeyin, New York “Kanser Grubu”na dahil değil. Onlar o işi birkaç sene evvel yaptıkları için şimdi tedavi aşamasına geldiler D’Antoni ile. Hey Nate, I don’t wanna see you again in the Dunk Contest.

23. Chicago Bulls (23-30) (9-12): Sizi gidi istikrarsızlığın mücessem örnekleri sizi... Yeni transferler Salmons ve Brad Miller olmadan Denver’ı yenip, Granger’sız Indiana’ya yenilmek dışında başka bir misale gerek yok. (Teşekkürler nba.com bu lüzumlu bilgi için). This is the summary of their season.

24. Golden State Warriors (19-35) (9-11): Kanser timine ara verip Oakland’a uzanalım. Bu takım beni çok eğlendiriyor. Spurs’ün Washington’a 48 dakikada attırdığı sayının daha fazlasını 24 dakikada hem atıp hem yiyorlar. NBA Live 2009… Ama hakikaten “Live” olanı bu yani. Nellie! Would you like to bring your A Game?!

25. Toronto Raptors (21-34) (9-14): Okeyde dördüncü adam arayanlara inat beş adamlık kanser timinin son elemanı da huzurlanrınızda. Marion takası takıma en azından oyun içerisinde bulunma istikrarı kazandıracaktır. 15 milyon dolara az şey değil hani. In November Chris Bosh used to say, “I’m a legitimate MVP candidate.” You serious?

26. Oklahoma City Thunders (13-40) (9-14): Bu takıma yaptığım her türlü aşağılayıcı ve alayvari ifadelerimi geri alıyorum, Kasım’da söylediğim şu cümle hariç: Bu takımın play-off yapması için iki sene lazım. Durant-Green ve Westbrook’tan yeni bir trio olur mu? Nescafe 3’ü Bir Arada oluyorsa, bunlar da olur. Tyson Chandler sucks.

27. Washington Wizards (11-42) (5-18): Bırakın bari Nick Young gibiler harcanmasın. Adamı ilk beş başlatın. Eric Gordon’un Doğu versiyonunu izleyelim. “We hate San Antonio.” (Wizard fans)

28. Memphis Grizzlies (15-37) (5-15): Maç kazanmanın matah olmadığı günlere doğru yaklaşıyoruz Memphis için. Fatih Terim taktiği verelim bari adamlara: Çıkın aslanlar gibi oynayın. Pardon, ayılar gibi... OJ Mayo for the Rookie of the Year Campaign has officially started. Please vote...

29. Los Angeles Clippers (8-23) (5-10): Bir tuhaf istatistik bir de acı ama gerçek tespitte bulunup geçeceğim. Koç Dunlaevy’nin toplamda aldığı teknik faul sayısı, Clippers’ın o ana kadar kazandığı galibiyetlerden fazlaydı bir ara. Bir de Minnesota maçı ilk beşini söyleyeyim: Mardy Collins-Eric Gordon-Al Thornton-Brian Skinner-DeAndre Jordan. Biliyorum, bırakın CSKA Moskova’yla baş etmeyi, bizim Fenerbahçe Ülker bile kafa tutar bu takıma. What comes around, goes around...

30. Sacramento Kings (11-43) (3-19): Ağır işçi Salmons da takas edildi Brad Miller’la beraber. Elde kaldı Kevin Martin. 80 milyona dayanan “payroll” ile umutsuz vaka olarak dolanacaklar bu sene ortalıkta. Golden State ile NBA Live tadında maç yapmalarını istiyorum. How many hours does it take to fly to Lebanon?

---------------------------------------------------------------------

http://www.batug.com/images/mrhighriser/lbj.jpg

Yukarıdaki resimde olan biten nedir?
a—Lebron’un oynadığı basketbol “uzay basketbolu” olarak adlandırılıyor. Nitekim Lebron’un doğum tarihi bunu gösteriyor.
b—2527 yılında NBA’de (tabi NBA kalırsa) bu ortalamalarla tutunamayan Lebron, aç kalmamak için Scottie’den kendisini 2000’li yıllara ışınlamasını ister ve olaylar gelişir.
c—Lebron’un gezegeninde kişinin hangi gün doğduğu bilinmekte ama ayların kaydı yapılmamaktadır.
d—Teknik bir hata olmuş işte kardeşim. İşiniz-gücünüz yok mu da hatamızı kolluyorsunuz...



Öncekiler

Powerless Rankings (Aralık)
Powerless Rankings (Kasım)
Herkese Merhaba
Dolgun Maaşlı NBA
Kareem
2006 MVP'ye dair edilesi birkaç kelâm
Elde Var İnkisar-ı Hayâl
8, 1'e Bir Şey Katar mı?
Kendi Kendinin Zebanisi
Gündüz Vakti Zafer Rüyası
TRT 6'ncı Adamlar Gençlik Korosu
Sezon sonu ödülleri ve playoff çeşitlemeleri
Basketbolda "Tanrı" sorunsalı
All-Star izlenimleri
Point guard'lar
"Bizim çocuk", ligin geleceği