AŞIKSAN VUR SAZA, ŞOFÖRSEN BAS GAZA
 

henry_turner9@yahoo.com
29 Ekim 2008,
Çarşamba

Şampiyonluğun en güzel yanı ne biliyor musunuz? Doğru ya, nerden bileceksiniz ki, herkes şampiyon olamıyor, değil mi? Ne oldu, rencide mi oldunuz? Olmayın efendim, olmayın, şampiyon olunmaz, şampiyon doğulur sözlerine fazla aldırış etmeyin, çalışın, siz de olun. Hoş, Boston’da doğan şampiyon doğmuş sayılıyor Amerika’da ya, biz orada doğmadığımız için sonradan şampiyon olmuş olduk. Söylediklerimi anlamak için beyin fırtınası yapmaya gerek yok, biraz dikkatinizi verin yeter.

Anlaşılan geçtiğimiz günlerde Doc Rivers’ın söylediği  “Geçtiğimiz sezon Cleveland ile oynanacak sezon açılış maçında tavana asılacak 17. banner ve oyunculara verilecek yüzüklerin takılmasıyla beraber bitecek ve yeni sezona başlayabileceğiz “ sözü sırf takım için değil, taraftar için de geçerli olacak gibi.

Girişteki sorunun cevabı ise yeni sezonunun başlamasını çok fazla beklemiyor olmak ve daha az can sıkıntısı olacaktı. Geç biten sezon + kutlamalar + finallerin kazanılan maçlarını defalarca izleyip tekrar tekrar gaza gelmek + fantasy basketbol draft’ları ve hazırlık kampı = Ne olduğunu anlayamadan başlayan yeni sezon. Kesinlikle harika bir duygu ve imkanı olan herkese şampiyon olmayı tavsiye ediyorum.

Peki şampiyonluğun ardından her şey toz pembe mi oldu? Kesinlikle hayır. Malum, şampiyonluğun en çılgınca kutlandığı anlar kazanıldığı ve hemen sonraki anlardır ama maalesef erken  kopan altıncı maç yüzünden 22 yıl sonra gelen şampiyonluğa dolayısıyla sevinemedik, hatta canımız bile sıkıldı bu maçın sonucuna. Ayrıca NBA’in sempatik yüzü Batuğ Evcimen’in evindeki “Sonuç ne olursa olsun, kazanan dostluk olsun. Lakers-Celtics serisi altıncı maçını beraber izleyelim” organizasyonuna teşrif etmeyen Orkun Çolakoğlu ve organizasyona uyuyarak katılan Sedat Koç için söyleyecek söz bulamıyorum.

Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun

Gazı aldık, artık biraz ciddiyet diyelim…

Yeni sezon başlarken son şampiyon ile ilgili kafalara takılan en önemli iki soruya yanıt vermeye çalışalım dilerseniz.

Soru: Celtics geçen seneki kadar aç olacak mı?
Cevap: Aslında sadece iki kelime yeter: Birincisi Kevin, ikincisi ise Garnett. Biz yine de bu iki kelimeye ilaveler yapalım. Bu takımı Miami veya Detroit’e benzetenler fena halde yanılıyorlar çünkü bu adamın olduğu bir takımın aç olmaması ve hırsını yitirmesi söz konusu olamaz. Pierce da dünkü açıklamasında KG’nin geçen seneye göre daha da aç ve hırslı olduğundan dem vurmuş, kaldı ki Pierce’ın da hırs konusunda KG’den aşağı kalır yanı yok ve iki lideri birden aç olan bir takımın geri kalanının doymuş olmasına imkan yok kanaatimce. Hazırlık maçlarında az oynadıkları için şikayet ediyor Big Three, o zaman sorumuzun yanıtı aldık. Tatmin olmayanlar bir de buna göz atsın: http://www.nba.com/2008/news/features/rob_peterson/10/26/pierce/index.html

Soru: Posey ve PJ Prown’ın eksikliği büyük bir darbe mi?
Cevap: PJ’den başlarsak, henüz emekliliğini ilan etmediğini ve hala sezon ortasında döneceğinden ümitli olduğumu belirtmeliyim. Dede zaten geçen sezon da takıma geç katıldı ve sezon içinde sıfır katkı aldık ama özellikle Cavs serisinin yedinci maçında ve finallerde önemli rol üstlendi. Bilhassa bench’te tecrübeli bir uzun olmamasının sıkıntısını yaşarız geri dönmezse.

Posey kaybı yine normal sezonda çok etkisini göstermeyecektir hatta Küçük Allen, Bill Walker gibi gençlerin ispatlayacağı şeyler daha fazla olduğu için galibiyet sayısının geçen seneye göre çok gerileyeceğini sanmıyorum birçoklarının aksine. Fakat işler sıkışınca eller titrerken veya LeBron denen insanvari yaratığa Celtics takım olarak giriştiğinde öncülük edecek Posey kesin aranacak, buna şüphe yok. Maç başlarında ilk beşin tamamını kucaklayıp motive ederek sahaya yollayan, ayrıca hiç görmediğimiz ama hep duyulan soyunma odası liderliği de aranacak özelliklerinden. Neticede eksikliği büyük ama bu kadar iyi bir takımın kapatamayacağı kadar değil.

Pose’un yukarıda bahsettiğim liderlik vasıflarına dair eksikliği bu sene daha kaynaşmış ve birbirini daha iyi tanıyan ve şampiyonluğa kadar giderken tüm zorlu yolları gören takımın en aza indirgeyeceğini düşünüyorum. Şut açığı ise Eddie House ve sakatlığını itiraf ettiği üzere sezon sonunda atlatan ve geçen sezondan çok daha iyi bir performans gösterecek Büyük Allen ile kapatılabilir.

Fakat gelgelelim Posey gibi 2-3 ve 4 numaraları savunabilecek biri daha yok kadroda. Küçük Allen 2 ve 3 numaraları savunabilecek yeteneğe sahip ama bunu sadece ful konsantre olduğunda yapabiliyor ve konsantrasyon ile istikrar şu anda K. Allen’ın önündeki en büyük iki engel. Ayrıca smallball’u (ki finaller tarihinin en baba geri dönüşü olan dördüncü maçı 24 sayıdan çeviren Posey’li kısa beşti) bu sene çok fazla göremeyeceğiz yahut Pierce 4’e kayacak zaman zaman mecburiyetten. Bu durumda Posey ile beraber bir alternatif hücum şeklini de yitirmiş oluyoruz maalesef ama o kadar eksik de olsun be, rekabet için iyidir. Öte yandan K. Allen’ın sayesinde geçen sene dönem dönem baş gösteren bench’ten skor sıkıntısı bu sene daha az yaşanacak.Yani bir yerden kaybederken bir yerden kazanıyor aslında Celtics.

Sev Beni Seveyim Seni

İdmanda kavga ettikleri söylenen Bill Walker-Kevin Garnett olayı düğmeye basan Lakers medyası tarafından fazlaca abartıldı.Yukarıda ilk sorunun da aslında yanıtı olan açlığın göstergesi olan hırsın sonucu her idmanda duyulan kemik sesleri kavga diye sürekli gündeme getiriliyor. Sorun yok, her şey yolunda.

Boston is a brotherhood.

Kevin Garnett’in son reklamıyla veda edelim, yakında tekrar görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.

http://www.youtube.com/watch?v=U6ZFrsgwLHc

Naaaberr??

Sevgi, saygı…