ARŞİV

25 Ekim 2008

Şampiyonluğa Doğru Adım Adım (!)

 

Çağrı TURHAN
21 Kasım 2008, Cuma

 

Son bir ay içinde yaşananlar şaşırtıcı değil elbet. Daha önce de benzerini gördüğümüz bir senaryo, ondan hiç mi hiç yadırgamıyoruz. Süleyman Seba sonrası çok saçmalık gördük de, son birkaç senedir “Bu sefer pis batırdık, biraz durulalım” gibi bir çaba da yok. Hal böyle olunca da zamanında çok dem vurulan yeterince gündemde olmama sorunundan da pek eser kalmadı. Sinan Engin gibi bir süper starın eksikliğini bile sağlam bir sisteme sahip olmanın getirisiyle pek hissettirmiyorlar. Bakınız neler buyurmuş şube sorumlumuz:

 

“Yalçın, aldıkları bazı yabancı oyuncuların yetersiz olduğunu ifade ederek, ‘Hem uyum sağlayamadılar, hem de kişilikleri oturmamış insanlar. Bu nedenle sorunlar yaşıyoruz. Geç değil, yeni takviyeler için çalışmalar yapıyoruz’ dedi.” (NTVSpor.net, 17 Kasım)

 

Sonuçta asıl hedef bu maçlar değil, play-offa daha çok vakit var. Gayet anlaşılabilir bir yaklaşım o yüzden. Doğruyu bulmak zaman alabiliyor. Hak veriyorum bu açıdan.

 

Devamı var daha:

 

“Takımın toparlanacağına inandığını vurgulayan Şeref Yalçın, ‘Bir şutör takviyesi yapacağız. BK Ventspils takımında forma giyen ABD'li Jimmy Baxter ile görüşüyoruz. O büyük olasılıkla yarın olacak. Ayrıca uzun bir oyuncu alacağız. Denemek için getirdiğimiz Butler ilk beşte oynayacak oyuncu değil. Austin'in boşluğunu doldurmak için bu konuyu beklettik. ABD'li Jeremy McCoy da düşündüğümüz oyunculardan biri. Biz rahatız. Düzlüğe çıkacağız. Gelecekten umutluyuz. Yapacağımız takviyelerle istediğimiz sonuçlara ulaşacağı’' diye konuştu.”

 

Butler da muhakkak değerli bir isim ama Jeremy McCoy (Jelani McCoy değil, yanlış olmasın) gibi kendini kanıtlamış bir yıldızla kıyaslamak mümkün değil tabi. Bu heyecan verici transfer de gerçekleştiği takdirde özlenilen Beşiktaş’ın salonlara geri döneceğine şüphemiz yok, gerçekten rahatız.

 

---

 

Son yıllarda basketbolda yaptığı yegane istikrarlı hareket takımın oyun kurucusu ve en önemli oyuncusu olmasından dolayı ertesi sezon da Khalid El-Amin’i kadroda tutmak olan bir anlayıştan fazla bir beklentimiz yok da, daha ne kadar dibe vuracaklar, onu merak ediyorum sadece. Durum iyice kanıksandığından zaten kimse de şaşırmıyor, sinirlenmiyor artık. Dedik ya bir sistem var, tıkır tıkır işliyor maşallah.

 

İlgisiz olduğunuzu biliyoruz da hala kimi kandıracağınıza inanıyorsunuz? Uyum sağlayamamışlar... Daha sezon başlayalı bir ay oldu, giden gelen bitmiyor bir türlü, ondan olabilir mi acaba? Karakterleri oturmamışmış, ne çabuk karar verildi buna, bilmiyor muydunuz getirdiğiniz adamları? Daha transferini düşündüğünüz adamın adını bile bilmiyorsunuz, hala da martaval okuyorsunuz.

 

“I really don't want to go. I like everybody here and especially our coach but they are leaving me and my agent no choice." Chatman and the other players have been waiting patiently for two months for payment with little to no communication from the team other than threats if they decide to not play for no pay. Several teams around europe are having financial difficulty and we have a reputation to work positively even during trying times but the issue needs communication. Besiktas is failing to communicate in a positive way so we will see what happens, said Craig McKenzie the player's agent.” (TalkBasket, 15 Kasım)

 

Yukarıdaki haber de rezilliğin devamı zaten. Oyuncuları “Oynamazsanız geç bile olsa para alamazsınız” diye tehdit edin, iletişim kurmaya dahi tenezzül etmeyin. Sonra da “kaçan adamın karakteri bozuk, ondan” deyin…

 

Basketbol mu? Varsın olmayıversin canım, çok mu gerekli? Sahadakilere acıyorum sadece; mutsuzluk ve huzursuzluk, öylesine yansımış ki yüzlerine. Son maçta deli gibi mücadele ettiler, neredeyse kazanıyorlardı da. Şu anda değeri bilinmese de rakibimiz olan Kepez’e (ben demiyorum, puan tablosu diyor) karşı aldığımız galibiyetin önemi sezonun ilerleyen haftalarında anlaşılacak.

 

Dört senedir Ankara’da yaşayan ve Beşiktaş’ın basketbol maçlarını çok önemli bir şey olmadığı müddete kaçırmamış biri olarak, bir bahane çıksın da gitmeyeyim diye düşünüyorum. Teşekkürler. Sayenizde…