all-around
Orkun ÇOLAKOĞLU

Sezon başlarken güç dengeleri

31 EKİM 2005, PAZARTESİ

Hiç power ranking yapmamıştım ve uzun süredir hayalimdi. Uzun süredir yazmamış ve NBA'i özlemişken, bu isteğim doruğa çıktı. Bir 'sezon öncesi yazısı' yazmaya karar vermişken, aklıma bunu PR şablonunda yapmak geldi ve bir defaya mahsus olmak üzere öyle yaptım. Sezon boyunca başka yapmayacağım. Zaten sitenin PR'cisi Mete Acar ve benim onun işine ortak olmak gibi bir niyetim olmadığını da belirteyim.

Bu tabii ki öznel bir değerlendirme ve çoğu yerde katılmamanız, içinizden gülmeniz olası ama bu arada bilmenizi istediğim -aslında basit- bir nokta var: Koçların katkısını önemsiyorum ve haliyle kağıt üzerinde konuşurken de onların isimleri etkili oluyor. Bu da, başarılı koçlarını kaybeden ya da çok iyi koçları başa getiren takımların değerlendirme ve derecelendirilmesine önemli ölçüde yansıdı sanıyorum.

1) SAN ANTONIO SPURS: Point guard yedeğinizi tecrübesiz buluyorsunuz, playoff'ta bocaladığını düşünüyorsunuz ve yerine hem çok tecrübeli, hem aradığınız gibi çok iyi şutör Nick Van Exel'ı alıyorsunuz. ''Yahu bizim 2-3 yedeği biraz eksik gibi, Brent olmadı pek'' diyorsunuz, All-Star'lığı eski olmayan Michael Finley'i alıyorsunuz. Uzun yedeklerinden Nesterovic gözünüzden düşüyor, Oberto'yu getiriyorsunuz. Bu arada son şampiyonsunuz. Terbiyesizlik ediyorsunuz.

2) MIAMI HEAT: Jason Williams ve James Posey'nin kısa vadeyi hedefleyen bir takım için Damon & Eddie Jones'tan daha iyi olduğu tartışılır ama aynı takasa Antoine Walker dahil olduğundan, tartışmamak gerekir. İlk beşinde üç, 10 kişilik temel rotasyonunda altı yeni isim bulunan bir takım zamana ihtiyaç duysa da, temel (Wade-Shaq) yeni olmadığından, sorun da olmayacaktır.

3) INDIANA PACERS: Dönen sadece Artest değil. Eğer tekrar sağlığına kavuştuysa ve geçen sezonun başındaki formunu yakalarsa, Tinsley de büyük etki yaratacaktır. Yine yolda kalırsa, en azından bu kez Jasikevicius var. Sakatlık kuşkusuyla 17. sıraya dek düşüp kucaklarına gelen Danny Granger sağlam kalırsa, James Jones'u hiç aramazlar, kezâ David Harrison geçen sezon dakika bulduğu zamanlardaki gibi oynarsa, Dale Davis'i de... Reggie'yi ise sadece duygusal olarak özleyeceklerdir.

4) PHOENIX SUNS: Amaré'nin yokluğunda yerleri burası değil ama genel bir değerlendirme yaptığımdan buraya koydum yine de. James Jones ve Raja Bell, Q ve diğer JJ'i aratmayacak gibi gözüküyorlar, hatta bir tanesi Richardson'a göre ciddi savunma upgrade'i sağlayacak. Kurt Thomas gösterişsiz ama çok kritik bir transfer. Stoudemire fazla geç kalmadan ve daha önemlisi sağlıklı dönerse yine zirveye oynarlar ve bu kez benchleri olacak.

5) DETROIT PISTONS: Kadrolarından bir şey kaybetmediler, hatta Maurice Evans'la aradıkları 2-3 yedeğini (daha üst düzey oyuncuları almayı planlasalar da), Dale Davis'le de ikinci yedek uzunu buldular. Problem, rakipleri Miami, Indiana ve San Antonio'nun fazla kuvvetlenmiş olmaları. Tabii bu arada Larry Brown'ı da kaybettiler. Flip Saunders boş bir adam değil ama samimi olalım, hiçbir Detroit taraftarı geçen sezon kendilerine ''Brown gidip Saunders gelsin mi?'' sorusuna olumlu yanıt vermezdi.

6) SACRAMENTO KINGS: Dile getirdikleri gibi şampiyonluğa oynama konusunda ciddi olacaklarsa, ligin belki de en iyi hücum kadrosundan maksimum verimi almalılar zira aynı ekip diğer taraftan ligin en kötü savunma kadrosu da olabilir. Tabii bir Sacramento Kings klasiği haline gelen sakatlıkları da atlatmaları gerektiğini söylemeye bile gerek yok. Konferans finalinin aşağısında bir sonuç, artık Rick Adelman'ın biletini keser.

7) HOUSTON ROCKETS: Geçen sezonun Juwan Howard'sız playoff kadrosundaki en önemli açıklarını Stromile Swift'i alarak kapadılar. Swift-Yao ikilisi, adam adama savunmada olmasa da, blok tehdidinde Spurs ve Detroit pota altlarıyla yarışırlar. Mike James'i Rafer Alston'la değiştirmeleri, savunma ve kimya riskleri taşıyan bir hamle oldu. Muhtemel ilk beşlerinde üç yeni oyuncu bulunsa da, Tracy-Yao temeli birbirine alıştığından, geçen seneki giriş bocalamasını yaşamazlar.

8) DALLAS MAVERICKS: Michael Finley'i, hem de aynı grupta yer aldıkları Spurs'e kaptırmaları önemli bir olumsuzluk ama Marquis Daniels'a rotasyonda doğru dürüst yer bulamayan, Stackhouse'a sahip olan ve bunların üzerine Christie'yi de ekleyen Dallas'ın güç kaybettiğini söylemek ağır olur. Sorun, Detroit için söz konusu olduğu gibi, rakiplerin arayı açması. Sacramento'nun da muhtemel çıkışıyla, geçen sezonki konferans yarı finaline bile ulaşamamaları olası.

9) DENVER NUGGETS: En belirgin ihtiyaçları olan şutör eksiğini kapatamayıp elde iyi iki tane varken üçüncü point guard'ı aldıkları başarısız bir off-season'ı geride bırakıyorlar. Earl Watson ve Earl Boykins aynı anda yedeklik yapmak için fazla kaliteli olduklarından, Andre Miller'ı bunlardan biriyle yanyana ilk beş çıkarken (ve hatta SG mevkiinde) görebiliriz. Tabii bu, Denver'ın şut sorununu çözemediği gibi, daha da feci hale sokuyor. Öte yandan, geçen sezonun sonundaki formları göz önüne alındığında, Seattle'ın muhtemel düşüşüyle en azından 'grubun favorisi' konumundalar ve bu sayede Batı'da 3'üncü sıraya kapak atabilirler.

10) CLEVELAND CAVALIERS: Bir takım herhalde bundan daha iyi bir transfer sezonu geçiremez. En önemli free agent'ınızı tutuyorsunuz (Z), FA pazarının en iyi üç oyuncusundan birini (Hughes) kadroya dahil ediyorsunuz, takımınızın en bariz açığı olan dış şut için ligin en iyilerinden iki tanesini (D. Jones, Marshall) alıyorsunuz, üstelik biri potaaltı rotasyonuna yardım edecek nitelikte. Birkaç sene içinde sonra muhtemelen 'ligin en iyi oyuncusu' olacak adam da sizin kadronuzda bu arada. Tabii koç transferi bu kusursuz görüntünün dışında. Başarılı olabilir ama şu anda oyuncu transferlerinin yarısı kadar güven verdiğiniz söyleyemeyiz. Kağıt üzerinde hücum yönü çok daha baskın bir takımda savunma ağırlıklı bir koç olarak, yeni sezonun önemli soru işaretlerinden biri Mike Brown.

11) GOLDEN STATE WARRIORS: 28 maçta 18 galibiyetlik bir sezon sonu ve çok iyi bir draftten sonra, yazı mid-level exception'larını bile kullanmadan geçirmelerine rağmen, bu kez 'çok ciddi bir playoff adayı' olarak karşımızdalar. Kritik nokta Baron'un sağlam kalması. Yedeği Derek Fisher'ın ilk beş çıktığı maçlarda geçen sezon elde ettikleri 1-13'lük derece, Davis'in sakatlık ihtimalini daha da korkutucu kılıyor. Troy Murphy'nin olağan sakatlıkları ise sorun değil, çünkü draftin en iyi oyuncularından Ike Diogu arkasında. Hatta sürpriz ve feci bir düşüşle 2. turun ortalarına kalan Chris Taft...

12) NEW JERSEY NETS: Gereksiz kuruntu yapıp Shareef'i tepmeselerdi, beş sıra kadar yukarı yazılacaklardı. Yine de ilk kez sağlam olarak birlikte ne yapacaklarını merak ediyoruz. Fakat Marc Jackson-Nenad Krstic ikilisiyle playoff'ta nereye kadar? Kidd-Vinsanity-Jefferson süper üçlüsüne bu ikisi skor olarak yeter belki; ama savunma soru işareti.

13) MEMPHIS GRIZZLIES: Ayarı bozuk J-Will ve geçen sezonun yarısında sakat olan Posey'nin yerine Stoudamire ve Jones kısa vade için daha iyi. Kontrollü ve süper savunmacı Watson'ın yerine kontrolsüz ve habire sakat B-Jax eksiye yazılır. Esas problem ise uzun rotasyonunu sağlam tutan Swift'in uçuşu. 'Üç buçuk' Hakim Warrick o açığı ne kadar kapatabilecek? Fratello'nun gelişiyle takım müthiş bir çıkış yakalamıştı ama sezon sonundaki düşüşleri de bir kenara yazılmalı.

14) NEW YORK KNICKS: Larry Brown'ın bile üstesinden gelemeyeceği kadar dengesi bozuk bir kadroya sahiptiler ama Curry takası (elbette Curry'nin sağlam olması koşuluyla) güçlerini önemli ölçüde arttırdı. Curry savunmada sırıtır doğru, ribaunt zaafı vardır doğru, topu aldıktan sonra takım arkadaşlarına olumlu olarak zor döndürür, bu da doğru ama sadece sırtı dönük oynayabilme özelliği onu değerli kılıyor. Ve bu özellik, Knicks'in skor opsiyonları sadece dışarıya yığılmış kadrosuna ilaç gibi gelecektir. Ve tabii ki çok iyi bir koça sahip olma faktörü...

15) LOS ANGELES LAKERS: 18'ini yeni bitiren Bynum'u saymazsak yalnızca iki ciddi transfer yapmaları (üstelik ikinci ve dördüncü skorerlerini kaybederek) yetersiz gözükebilir. Ama kazançları, takımın denge bulması oldu. Dahası, 4 numaradan kurtulup 3'e dönen Odom da bir taze kuvvet gibi değerlendirilebilir. Kwame, dudak bükülse de, Duncan, Brand seviyesindeki adamların karşısında haliyle çabucak faul problemine giren Odom'un; pek hızlı olmasa da uzun kolları ve savunma bilgisi (ve tabii isteği) ile McKie de 'matador' Atkins'in üzerine savunma için önemli upgrade'ler. Zaten en büyük sıkıntıları da yenilen sayı miktarıydı. Fakat Mitch Kupchak'in sadece Eddy Curry hedefine kilitlenmesi sonucunda bench'e ciddi takviye yapamamaları, sezona kelle koltukta girmelerine neden oluyor.

16) PHILADELPHIA 76ERS: Ligin en iyi üç-dört skorerinden biri, ligin en iyi 4 numaralarından biri, ligin en iyi blokçularından biri, ligin en iyi dış savunmacılarından biri, ligin en iyi şutörlerinden biri... Bu beş adam Philadelphia'nın ilk beşinde toplanmış durumda. Mo Cheeks'le, aradıkları havayı da yakalayacaklardır. Willie Green bench için önemli bir kayıp ama Lee Nailon'la 'bench skoreri' açığını iyi kapadılar, Steven Hunter da değerli bir parça. Webber'dan alacakları verim yerlerini belirler. Atlantik'i almaları hem onun, hem de Dalembert ve Iguodala'nın çıkış yapmalarına bağlı. Fakat Dalembert hala sakat.

17) SEATTLE SUPERSONICS: Gard olan altıncı adamları gitti, ilk beş pivotları gitti, Radmanovic ve Evans kaldı ama istedikleri kontratları alamadılar; ve tabii hepsinden mühimi McMillan gitti. Antonio Daniels'ın açığını bir şekilde örtebilirler, Damien Wilkins ve Flip Murray daha fazla süre alır, Jerome James'in normal sezon işlevini de kapayabilirler. Fakat her oyuncusundan maksimum fayda sağlayan McMillan'ı aramamaları zor gözüküyor.

18) MINNESOTA TIMBERWOLVES: Sam I Am ve Spree'den kurtulmak Minnesotalıları sevindiriyor olabilir ama sadece takım kimyasıyla başarılı olunmuyor. İlk beşe dönüş yapacak olan Sczczerbiak, Spree'nin boşluğunu savunmada olmasa da hücumda doldurur ama Jaric'ten Cassell'in hücum katkısı beklenemez. Çaylak McCants bu sıkıntıya ilaç olabilir ama takımın iki sezon önceki havasında ve beklentilerinde olmadığı açık. Bu hengamede Flip Saunders gibi bir koçu da kaybetmiş oldular, yeni koç Casey'nin ne olduğunu göreceğiz.

19) MILWAUKEE BUCKS: İlk beşlerinde üç oyuncu değişecek, koçlarına Alim bile sıcak bakmıyor, dolayısıyla yerleştirmesi en zor takımlardan biri. Yine de son Magloire takasıyla playoff için daha ciddi bir aday haline geldiler. Geçen sezon oynayamayan TJ Ford'un düzelmekle kalmayıp gelişmiş olarak dönüşü de artı bir güç. Ligin en dengeli takımlarından birine sahipler, playoff yapamamaları koç mucizesi olur.

20) CHICAGO BULLS: Eddy Curry bu takımın en skorer oyuncusuydu. Ve bu takım çok iyi savunma yapan ama hücum gücüne ihtiyaç duyan bir takımdı. Sweetney ve Songaila o açığı kaparlarsa yine playoff'a tutunabilirler fakat en önemli sıkıntı, alttan Milwaukee, Cleveland, New York gibi takımların gelmesi. Bu durumda Hinrich, Deng, Gordon ve Chandler'ın da birer kademe ileri gitmeleri gerekiyor.

21) LOS ANGELES CLIPPERS: Geçen sezonu iyi bitirdiler, Mobley de kritik bir ihtiyaçlarını gideriyor ama diğer takımlar da uyumuyor. Cassell takasına ne gerek vardı bilemiyorum, Jaric'i tutsalar çok daha faydalı olurdu. Maggette-Mobley-Brand üçlüsünün yanına bir tane daha skorer gerekmiyor ki... Hem de problemli bir skorer... Pek iyi bir savunma takımı değiller, o yüzden istikrarlı olarak yüksek skor üretmeleri gerekiyor.

22) WASHINGTON WIZARDS: Caron Butler'ın Lakers'ta son bir ayda yakaladığı 22 sayı, 7.5 ribaunt, 2.5 top çalma istatistikleri Larry Hughes'u anımsatıyor ama bu istatistikleri, Lamar Odom'un yokluğunda ikinci opsiyonluğa terfi etmişken yapmış olması önemli bir nokta. Sezon istatistikleri ise 15 sayı ve 1.4 top çalma. Savunmadaki konsantrasyonunun kullandığı top sayısıyla orantılı olması Wizards için dikkat edilmesi gereken bir durum. Larry Hughes'un kendisini en iyi savunma beşine seçtiren performansını özlemek istemiyorlarsa, Arenas ve Jamison'ın onu unutmamalarını sağlamalılar.

23) UTAH JAZZ: Geçen sezonun neredeyse yarısında oynamayan AK-47 ve neredeyse yarısında oynamayan Boozer dönüyorlar, oyun kurucu açıklarını da (kendilerine göre) draftteki en iyi oyun kurucuyla (D. Williams) kapadılar. Diğer taraftan bu takımın skoreri kim bilmiyorum, Boozer mı? Deron Williams Yaz Ligi'nde çok kötüydü ve Sloan'un çaylak bir oyun kurucuya nasıl yaklaşacağını kestiremiyoruz. Williams'ın hız defektinin de NBA'in çabuk gardlarına karşı büyük problem oluşu ve Utah pota altındaki ideal ikilinin blokçu olarak yetersizliği, savunmaları açısından kritik bir nokta.

24) BOSTON CELTICS: Bir sürü genç adamdan oluştukları için derecelendirmesi zor bir takım. Walker'ın gidişi, Al Jefferson'ın muhtemel gelişimine rağmen, en azından bu sezonluk kayıp. İlk tur seçimleri Gerald Green'in Pierce ve Davis'le; aldıkları FA'lerden mühim olanı Dickau'nun da West ve Banks'le aynı pozisyonu oynaması nedeniyle, pek güç kazandıkları söylenemez. Geçen sezon playoff'un dışında kalan Cleveland, New York, Milwaukee gibi takımların zorlamasına direnip ilk 8'de kalmaya çalışacaklar ama işleri çok zor.

25) ORLANDO MAGIC: Aslında kağıt üzerinde gayet iyi bir kadroları var ve playoff'a oynamaları gerekir ama geçen sezonki dağılmalarına tanık olduktan sonra, onları bir kez daha sahada görmemiz gerekiyor. Dwight Howard liseli bir pota altı oyuncusu olarak hemen hemen Amare standartlarında bir sezon geçirdi. Diğer çaylak Nelson da son iki ay ilk beşe yerleştikten sonra süper oynadı. Şu anda ilk beşlerinde savunmanın yanındaki en büyük problem dış şut. İlginç ama Francis yerine ondan daha alt seviyede bir oyuncu olan kankası Mobley olsa, çok daha dengeli ve tehlike arz eden bir takım olurlardı.

26) PORTLAND TRAIL BLAZERS: Enkazı temizliyorlar. Belki şu an iddialı bir takımları yok ama bu temizliği yapıyor olmaları da fena değil. Tecrübesiz ama genç ve savaşan bir takım izleyecekler. Ratliff ve Pryzbilla aynı anda sahadayken gardlar rahat şut attırmazsa, maçları 0-0'a bağlayabilirler. En olumlu gelişme, Nate McMillan'a 7 milyon dolar verebilen bir yapı olduklarını göstermeleri (ve tabii McMillan gibi bir koça sahip olmaları). Zach Randolph'un sağlığı ve oyununu nereye taşıyacağı, onlar adına sezonun en büyük merak konusu.

27) TORONTO RAPTORS: Dünya üzerinde Toronto Raptors'ta oynamak isteyen tek oyuncu Jamaal Magloire olabilir. İki sene sonra onu alıp Bosh'u da tutabilseler çok sağlam bir pota altına sahip olurlardı ama Bosh burada kalır mı, emin değiliz. Yine de güzel şeyler de oluyor. Çoğu kişinin şüpheyle baktığı 7. sıra seçimi Charlie Villanueva, hazırlık maçlarındaki görüntüsüyle Yılın Çaylağı ödülünün en büyük bir-iki adayından.

28) CHARLOTTE BOBCATS: İlk sezonları hiç de fena geçmemişti ama draft lotaryasında 5. sıraya kadar gerilemeleri büyük şanssızlık oldu. North Carolina'lı Felton'ı aldıkları için yine de mutlulardı aslında ama hemşehriciliği orada bırakıp diğer bir Tar Heel Sean May'i de almasalar, ilerde daha da mutlu olabilirlerdi. 2-3 numaraları Kareem Rush ve Gerald Wallace iken, Gerald Green ve Danny Granger çok daha işlevsel seçimler olurdu gibi geliyor. Sean May Final Four'un MVP'si oldu, NCAA istatistikleri iyi ama burada onun cüssesi sökmez. Atletizmi NBA seviyesinde sırıtıyor, hadi bakalım...

29) ATLANTA HAWKS: Joe Johnson'a overpaid diyenleri anlıyorum ama olaya bir de Atlanta açısından bakmak lazım. Sonuçta bir yerden başlamaları gerekiyordu. Şu bir gerçek ki, maksimum kontratı gerçekten hakedecek hiçbir free agent (örneğin Amare Stoudemire, ya da ne bileyim Ray Allen) Atlanta'ya gelmez. Hawks, Johnson ve kimilerince draftin en potansiyelli oyuncusu olarak lanse edilen Marvin Williams'la, genç ve yüksek kapasiteli bir ikili yakaladı. Çok iyi bir pota altı oyuncusu bulamadılar belki ama Zaza da mevcut imkanlar ölçüsünde gayet iyi bir transfer. Tek eksikleri Al Harrington'ı pazarlayamamak oldu, gelecek yaz FA olup gider.

30) NEW ORLEANS HORNETS: Draftte iki sıra düşüp çok istedikleri ve ihtiyaç duydukları Marvin Williams'ı alamadılar, kasırga şehri yerle bir etti, gelmeye hazır Stromile Swift'e para vermeyen cimri bir başkanları var, All-Star pivotlarına karşı yaz başında Caron Butler'lı paketleri beğenmezken, transfer sezonu sonunda Desmond Mason + vasat bi draft pick'e razı oldular... Nedir bu takımın hali, içim karardı.

orkunco@batug.org