all-around
Orkun ÇOLAKOĞLU
NBA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

COURTSIDE
Bizi seyredenler, alkışlayanlar, yuh çekenler vs.





Hesabı alabilir miyim?

21 MART 2005, PAZARTESİ

Sezonun başlamasına yakın, sabrımızın iyice tükendiği günlerde meşgale olsun diye yaptığımız tahminler unutulacak değil, elbet hesabı tutuluyordur. Biri gelip yüzüme çarpacağına kendim hatırlatayım, acıyı azaltır belki:

''İyice karışan Batı'da, geçen sezonu %61 galibiyet oranıyla gayet rahat bitiren ama son bölümünde, yani işin ciddiye bindiği dönemde üstüste 8 maçını (4'ü playoff'ta) kaybeden Memphis'in ilk sekiz dışında kalmasını çok olası görüyorum. Tuhaf geliyor ama öyle, zira altlarında bitiren Houston ve Denver ciddi kuvvetlendi, dahası alttan Phoenix, Utah ve hatta Portland ciddi zorlayacaklar.''

Gerçi Hubie Brown'ın istifasına kadar Memphis'te iyi gidiyordum, hatta beklediğimden de fazla bocaladılar ama bu adamları hafife aldığım açık. Mike Fratello da, malzeme bakımından olmasa da ruh hali olarak "enkaz" kelimesiyle tarif edilebilecek bir takımı, üstelik sezonun her dönemecinde varolan sakatlıklara rağmen bu noktaya getirerek muazzam bir iş başardı ama yine de takımın hakkını vermek gerekir. "Sağlam kalabilseler daha yukarılarda olurlardı" demeyeceğim, zira mütemadiyen oyuncuları sakatlanan Dallas ve Sacramento camialarını karşıma almak istemiyorum.

"Utah iki iyi oyuncu aldı ama yine de geçen seneki derecelerinin çok üzerine çıkamayacaklar. Hatta playoff yapmaları kamuoyundaki genel kanının aksine bence hiç de kolay değil. En fazla 8'inci sıraya konarlar diyorum.''

İyi iş Orkun... AK-47'nin sakatlığı çok ağır bir darbeydi ama Utah'ta tek problemin bu olmadığını sezon boyu gördük.

"Doğu'da New Orleans gitti, Milwaukee de düşer; Selçuk ve Murat Can nihayet playoff görürler; ama maksimum altı maçlığına. New Jersey, Kidd takas edilmezse ve doğru dürüst dizle dönse bile treni yakalayamaz gibi. Knicks grubunda birinci olup ilk üçe kapağı atar ve asırlar sonra ikinci turu görür."

Selçuk ve Emsi playoff görecekler, hem de şu anki sıralamaya göre birbirleriyle eşleşerek. Yalnız Cleveland düşüşe geçti, büyük bir sürpriz olmaz ama Emsi'nin "maksimum altı maç" olayı gerçekleşecek. Selçuk ise ikinci tur için Detroit'e duacı, Indiana'yı devre dışı bıraktılar zira. Nets arkadan gelmeye başladı ama sanki nefesleri yetmeyecek gibi, o da fena olmamış. Knicks tahminimi ise bu yazıyı bitirdiğiniz anda hepiniz unutun lütfen. Bunun için kaç para istiyorsanız mail atıp bildirin, hesap numaranızı yazın ve lütfen problem yaşamayalım.

"Dallas en fazla ikinci turda gider. Jason Terry, Marquis Daniels, Michael Finley, Jerry Stackhouse... Açıkçası; hadi len ordan!.. Ama bunlar batırdıkça ben zevk alacağım zira Cuban cin olmadan adam çarpmamayı, Lakers'ın büyük taş olduğunu, altında kalacağını öğrenecek."

Hala hata ettiklerini ve ellerinde imkan varken doğru kadroyu kuramadıklarını (Nash-Finley-Nowitzki-Jamison-Dampier olabilirdi mesela. Sadece zararlı Walker gönderilir, benchte Terry-Daniels-Howard dururdu) düşünüyorum ama yine de o kadar kötü değillerdi. Tabii Dallas taraftarı olsam çıldırırdım.

"All-Star maçında Denver seyircisi Kobe'yi yuhalar. Üç-beş kendini bilmezin yaptığı bu hareket koskoca bir Denver Nuggets camiasına maledilemez."

Bu zaten kaçınılmazdı ve yalnızca Denver'la sınırlı kalmadı. Yuhalasınlar bakalım... İlgili olarak, Lakers'lı oluşu gurur verenlerden Sevin Okyay ablamız geçen hafta Radikal'de güzel bir yazı yazmıştı, şöyle buyrun: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=146719

"Lakers'ın playoff dışında kalmasını düşünecek kadar uçanlar çok ağlar. Onlara sezon sonunda toplu sünnet düğünü yaptıracağız, söz! Lamar Odom'dan problem çıkarmasını bekleyenler çok bekler. Bence olimpiyat maçları Odom açısından son derece pozitif referanslardı. Yeri gelmişken, Portland'ın normal sezonu Lakers'ın üzerinde bitireceğine dair Anıl'la iddiaya giren Ahmet, borcu olan Lakers formasını Ocak ayı ortasında ısmarlar."

Burada da Corvette duvara çarpmış ama bu kez şantaja yeltenmeyin çünkü mazeretim var. Hayal kırıklığımızı gidermez ama takımın ilk beş pivotu olarak öngörüp mid-level exception'ını harcadığı adam sezon boyunca oynayamazsa, buna bağlı olarak takımın elindeki en gerçek uzun forvet pivotu yedeklemek üzere saklanırsa, her ne kadar bence başarısız olsa da takımın çok sevdiği koç sezon ortasında birden görevi bırakırsa, takımın yıldızı iç sahada avantaj yakalanabilecek bir serinin ve ardından gelen deplasman turunun öncesinde sakatlanıp 15 maç kaçırırsa, buna hazır olmak lazım. En azından Odom konusunda yanılmadık ama o da (aslında biraz da mecburiyetten) oynatıldığı yerde bence harcanıyor ve verebileceğinin tamamını takıma veremiyor. Neyse ki camia olarak Anıl'la teselli buluyoruz.

"Iverson sayı kralı, Marbury asist kralı, Ratliff blok kralı, Shaq MVP olur."

Loto tahmini gibi bunlar zaten. En kayda değeri Shaq, ki o da aslında beklediğim kadar iyi değildi ama takımı Doğu'da oynadığı için NBA birinciliğini (şu anlık) ele geçirdi. Ama bence Nash'tir sezonun MVP'si.

"Shaq MVP olur ama Miami konferans finalinden öteye gidemez. Eddie Jones'u evine yemeğe davet eder. Ertesi gün Eddie Jones, düzenlediği basın toplantısında güneş gözlükleriyle yer alıp kontratında indirime gidilmesini talep eder. Bu arada Gilbert Arenas çok güzel konuşmuş bu herifler hakkında (bilmeyen varsa, özetle 'Shaq orda bi halt yiyemeyecek, yanında Lakers'taki gibi kadro yok' demiş)."

Bunu şimdilik bilemiyoruz, üstelik Eddie Jones savunmadaki katkısıyla o kontratı kamufle etmeyi başarıyor ama bu sezon şampiyonluğa ulaşamazlarsa gelecek sezon da çaylaklar dışında aynı kadroyla (zira Haslem'ın iki senelik kontratı bitiyor ve mid-level'ı onu tutmak için harcamaları muhtemel, ayrıca Damon Jones'un da player option'ı kullanması bekleniyor) devam etmeleri gerektiğini ve bu kez Artest'li, Jermaine'li, Emre'li, Okan'lı Indiana'nın da mevzuya dahil olacağını hatırlatalım.

"Drew Gooden ucuz başlayacak fiyatıyla VGM'de ilk dönemin favori PF'si olur. Olması gerektiği gibi pivotta yer alırsa Tony Battie de bu sene rağbet görür. Gilbert Arenas PG listesinde yer alır, bankolaşır. Övünç yine iki-üç gün kaçırır. Kaan Abi düşüşe geçtikçe 'Efes maçına Mozambik'e gidiyorum' diye takımı devreder. Bu sene tek account'la birden fazla gruba katılma fırsatı verilir. VGM, yapmaması için mantıklı bir sebep bulunmayan bu kolaylığı bize sağlar."

Gooden mahçup etmedi, Tony Battie'yi 20 defa alan olduysa özür dilerim, Gilbert tahminimin de üzerine çıktı ama o dönemde de ben oyunu bırakmıştım. Evet, bıraktım. Heyecanımı kaybetmiştim, kadro kurmak ciddi yük oluyordu ve sıkıntıyla her gün saçma kadrolar kuracağıma bırakmak daha cazip geldi. Ülkemde tedavi oluyorum, gelecek sezon döneceğim.

"Tim Duncan'dan sonra ligin en iyi uzun forveti olmasına rağmen ligdeki altıncı senesinde de playoff göremeyeceği için Elton Brand üzerine benzin döküp kendini yakmaya kalkar."

Canına kıymadı belki ama önceki sezona göre hafif de olsa düşüş gösteren istatistikleri (2003-2004: 20 sayı, 10.3 ribaunt, 3.3 asist, 2.23 blok, 0.93 top çalma / 2004-2005: 19.5 sayı, 9.6 ribaunt, 2.7 asist, 2.09 blok, 0.75 top çalma) bir işarettir belki.

"Batı'dan gelen takım bu kez Detroit'i harcar. Milicic kiralık verilir."

İlk konuda San Antonio'ya güveniyorum, ikincisinde ise Milicic'e güveniyorum.

"Son yaptığı power ranking'te Golden State'i 15. sıraya (yani ligin yarısı Golden State'den kötüymüş meğer), Seattle'ı ise 29. sıraya (yani Clippers, Toronto, Atlanta falan Seattle'dan güçlü) layık gören Marc Stein, faili meçhul olur."

Görün işte bunları...

Haftanın Takımı

Golden State Warriors... Playoff için en ufak bir umutları yok ama en azından gelecek için iyimser olabileceklerini görmek oyuncuları da keyiflendirdi ve üst düzey bir haftayla bunu gösterdiler. Formda Houston'a yalnızca 3 sayı farkla yenildiler ama ardından Sacramento'yu içerde ve dışarda (üstelik deplasmanda J-Rich'siz), her gün değişen lig birincilerinden Phoenix'i de deplasmanda yenerek gelecek sezon için gözdağı vermeye devam ettiler. Ama arada dinlenseler iyi olur. Zira draftte daha üst sıralarda yer kapmaları, bundan sonra alacakları prestij galibiyetlerinden daha önemli.

Haftanın Karması

PG: Bu hafta her maçını karşısında Gary Payton varmış gibi oynayan ve %58'le 25.5 sayı atıp 6.25 asist, 4.25 ribaunt ekleyen Chauncey Billups

SG: Kısa bir düşüşün ardından 30.6 sayı, 7.3 ribaunt, 5.3 asist ve %57 isabetle Vince Carter

SF: 35.5 sayı, 8.5 ribaunt, 5.25 asistle LeBron James ''yok artık, neler yapıyor'' ama takımı da düşüşte

PF: Uzun süredir kendi standartlarında durgundu, küstü diyorduk ama Garnett sona doğru dellendi yine. Playoff'a yetecek mi? 24.2 sayı, 14.7 ribaunt, 4.7 asist, 2.25 blok

C: Rakipler ezeceği tipte olunca Shaq sezonun en iyi haftalarından birini geçirdi. 25.5 sayı, 11.2 ribaunt, 2.75 blok ve %59 şut isabeti

Haftanın Hıyarı

Tam son dönemeçte, takımı da düşüşteyken kameraman tekmeleyip ceza alan (henüz kaç maç olduğu belli değil) Steve Francis bileğinin hakkıyla bu hafta tahta oturdu. Orlando'nun da şansına, biri gidiyor, biri geliyor!

Haftanın Olayı

Pek tabii ki Don Nelson'ın istifası. Nelson pek sıcak baktığım bir koç değildir. Gerçi Dallas'ın ligin dibinden zirvesine çıkış sürecinde başta o vardı ama bu değişimde en büyük payın Mark Cuban'a ait olduğunu da unutmamak gerekir. Bence Nelson son iki sezondur playofflarda iyi iş çıkaramadı; özellikle geçen sezon Jamison'ı hiç kullanamaması, genel olarak Dallas'ın onun yönetiminde kritik maçların sonlarında bocalaması hep aklımda yer etti. Avery Johnson da zaten mental olarak sezon boyunca bu konuma hazırlandı, o yüzden Mavericks açısından kötü olacağını düşünmüyorum.

orkunco@excite.com