all-around
Orkun ÇOLAKOĞLU
Top Sende Zenmaster

Pazartesi gecesi Miami'ye attığı tek basket, Andrew Bynum'un kısa kariyerinin en önemli basketi kuşkusuz. Dahası, Bynum bir gün ligin önemli oyuncularından biri olabilirse arkasına baktığında yine bu basketi kendisi için yukarılarda bir yerde sayacaktır. Tabii ki bir basket, sadece Shaq'a karşı üretildi diye bu kadar önemli olamaz. Ama Bynum'un o basketi, sadece Shaq'a karşı atılan 2 sayı değildi.

Bynum draftte seçildiğinden beri her Lakers taraftarının beklentisi aynı: Tarih boyunca her dönemde ligin en iyi pivotlarına sahip olmuş Lakers'ın gelecek 10 yıldaki pivotu olması. Burada tırnak içinde yazmamız gerekiyor esasında, "pivotu" diye yani; zira kastedilen beklenti, Chris Mihm gibi biri değil. Bütün Lakers sevenleri Shaq'ı -bu sezon değilse bile gelecekte- unutturmasını beklerken, daha 18 yaşında "o adam"a karşı oynamak elbette kolay değil. Titremesi için yeterli bulmadınız mı? Peki ya "o adam", kaçan bir şutu üzerinden yükselip havada potaya kapatırken, bir de 18'lik çocuğu yere savurmuşsa? Efsane sizi kendi seyircinizin önünde küçük düşürüyor. O an elektriklerin kesilmesini ve maçın bir süre durmasını istemiş olabilir.

İçinden ne istedi, bilmiyorum. Ama sahada, bir sonraki hücumda topu istedi. Kobe istediği topu ona attıktan sonra Shaq'la başbaşa kalmıştı. Ve hiç tereddüt etmeden harekete geçerek önce ortaya doğru bir vücut fake'i gösterip sonra baseline'a doğru -o cüssedeki bir adama göre müthiş bir çabuklukla- döndü ve topu smaçladı.

Anlatırken ve izlerken çok sıradan, kolay bir hareket gibi geliyor ama Shaq'ın yanından o kadar rahat dönebilmek için hem onunkine yakın bir kütle, hem de o kütleye avantaj sağlayacak bir hız gerekiyor. Bynum bunların ikisine de sahip. Zaten çocuğun ortalamalarının 1 küsur sayı ve ribaunt olmasına rağmen Lakers taraftarını heyecanlandıran şey de bu... Belki henüz ham ama çocukta herkeste olmayan bir şeyler var.

Jackson ile Kupchak'a kalsa, gitmişti

New York Post yazarı Peter Vecsey'e göre Bynum, draftte GM Kupchak ve koç Phil Jackson'ın istediği oyuncu değildi. Onlar Sean May ve Danny Granger üzerinde duruyorlardı ancak patronun oğlu Jimmy Buss'ın devreye girmesiyle Bynum alındı. Vecsey "güvenilir" diye adlandırılacak bir yazar değildir gerçi ama bu dedikodu başka bir yerden de çıkmıştı ve gerçek olma ihtimali oldukça fazla. Maalesef...

Phil'e saygımız sonsuz ama NCAA'de gücüyle söz sahibi (ve Final Four MVP'si) olan, lakin atletik özellikleri zayıf ve boyu pozisyonuna göre orta seviyede, bu nedenle de NBA'de Marcus Fizer'a dönmesi muhtemel Sean Ailton'u, ya da Odom, Luke, George gibi çok tuttuğu adamlarla aynı pozisyonda oynayan Danny Granger'ı ne yapacaktı?

Kupchak'e soru bile sormuyorum, Bynum'u seçtiği için kredisini yükseltmeyi düşünüyordum ama görülen o ki 2002'de Tayshaun Prince'i work-out'a çıkarıp Kareem Rush'ı seçen, 2004'te takım uzun oyuncu diye inlerken Anderson Varejao'nun önünden şut atmaktan ("sokmaktan" diyemiyoruz bakın!) ve hustle yapmaktan başka bir özelliğini göremediğimiz Vujacic'i tercih eden, bu sezon da -39'uncu sıradan gerçi ama değil 39, 139'a bile yakışmayan- Von Wafer'ı alan zihniyet yine onda. (Wafer'ın arkasından da Ukic falan gitti, bir gün gelip oynar takır takır.)

Her neyse, Bynum'a dönelim...

Sözüm Phil Baba'yadır...

Bu çocuğu oynatmak için Mihm ve Kwame'nin beraberce faul problemine girmesini bekleme. Tamam, belki draft öncesindeki gibi düşünmüyorsun Bynum için, belki kankan Charley Rosen'ın söylediği gibi sadece onu sakınmak istiyorsun. Ama öyleyse bile bu kadar da sakınmaya gerek yok. Çocuk maç başına 10 dakikayı kaldırabileceğini gösterdi, hatta bir çok maçta aldığı sürelerde takım daha kötü olmadığı gibi, Indiana maçındaki (4 dakika, 3/3 isabet, 6 sayı) gibi örneklerde, oyunda üstünlüğü aldığı periyodlar da oldu.

Ya da eğer aksi gibiyse, yani hâlâ draft öncesindeki gibi çocuğa şüpheyle yaklaşıyorsan, içinden bir yerlerden ‘'Ulan hangi yetenekli 7-footer draftte ilk 3'ün dışında kalmış ki'' diyorsan da -ki sanmıyorum- bu yıl drafte girmeseydi gideceği Connecticut'ın koçu Jim Calhoun'ı ara. Draft gecesi ne hissettiğini sor.

Zenmaster, elinde 2.14 boyunda ve hâlâ uzayan, fiziğine göre çok iyi atlet, sabah 6'da kalkıp Kobe Bryant'la koşacak kadar çalışma meraklısı, Kareem'in dediğine göre çabuk öğrenen (ki bunu gösteren), elleri hassas (Kwame gibi değil yani) ve 18 yaşında bir şey var. NBA'deki ilk maçında girer girmez 2 blok yapabilen bir potansiyel...

Lakers'ı sadece 2007'de ya da 2008'de alınacak bir yıldız değil, onunla birlikte bu çocuk kurtarabilir. Fazla değil, maç başına 10 dakika... Genellikle ilk çeyreğin sonu ve ikinci çeyreğin başında, telâfisi mümkün dakikalarda...

Bu ligde arkada bir savunma direği bulunmayan son şampiyon senin takımındı ama o takımda bir değil, iki değil, tam üç tane En İyi Savunma Beşi'ne seçilmiş adam vardı: Jordan, Pippen ve Rodman. O dönemin en iyi beş savunmacısının üçü aynı takımda...

Bu kez öyle bir durum yok Phil. Görünen o ki, Artest de gelmiyor.

O zaman arkaya dikeceğin direği bugünden hazırla. Çünkü her zaman bulamazsın.

orkunco@batug.org
18 OCAK 2006, ÇARŞAMBA