Çözümsüz bir konu gibi duruyor

... İstanbul'dayım, erken kalkıp gitmem gereken bir işim olmasına rağmen her gece yayınlanan bir nba maçını kaçırmamaya çalışıyorum. Çözümsüz bir konu gibi duruyor. Umutsuzluğum iş hayatını tanımaktan, biraz da Ankara tecrübesinden kaynaklanıyor diyebilirim. Umutsuzluğum, basketbolun tutku kısmından uzak ya da para kısmı ağır bastığı zaman, tercihlerinin ne olacağını bildiğim noktada ortaya çıkıyor.

Kaan Kural, Murat Kosova ve anılan veya anılmayan bu sistemdeki diğer basketbol gönüllüsü ya da aşığı diyebileceğim insanlar yazılarda eleştirilmiş. Haklı olan kısım sanırım anılan kişilere sevgiden de kaynaklanıyor. "Nasıl yaparlar?" gibi bir düşünce hakim görebildiğim kadarıyla. Ama belki de iflah olmaz bir umutsuzluktan, bu arkadaşlara en azından bu yönde eleştiri yapılmasın, isteğim. O ekranda (NTV'de) şu an kim o programı hazırlasa, söyletmezler. Söylemeye çalışırlar, bir şekilde susturulurlar. Yerlerine kimin geleceği hususu da az çok bilinebilir, sanırım... Dakika ve skor söyleyip bütün bir maç boyu saçmalama yarışına giren futbol tandanslı vatandaşlar. Eminim ki anılan arkadaşlar da buna şiddetle karşıdırlar.

İşveren çıkarları bunu emretmesine rağmen yaparlarsa da, ne olacağını hepimiz az çok biliyoruz. Bu kadar basketbol bilgisinin mi sevgisinin mi derin olduğuna (sanırım ikisi de) karar veremediğim arkadaşlara yapılacak yardım -ki onların bunu zaten ilettiklerini düşünüyorum- destek mailleri atmak veya devam ettirmek. Ve tabii ki ilgili kuruluşlara, ilk olarak.

Bu arada ne Kaan Kural'ı, ne Murat Kosova'yı, ne Murat Murathanoğlu'nu, ne de Yiğiter Uluğ'u tanımıyorum, arkadaşları değilim ve hatta şu ana kadar uzaktan da olsa bir yerde rastlamadım. Anılan kurumun, iştirak ilişkisi de dahil, hiç bir şirketinde çalışmıyorum, çalışmadım da. Objektif bir gözle bakmaya çalışıyorum görebilmek için. Bunu bu şekilde değil de, mail sayısı ve niteliği ile çözelim derim. Basketbolla, Amerikan Basketbolu ile hakikaten ilgili bir çok arkadaşlarım var. Onları bu saatten sonra bir basketbolsever olarak uyarmak ve uyarmalarını sağlamak bir görevdir benim için. Ve uyaracaklar, uyaracağız. Siteye taşıdığınız için de yine teşekkür ederim, haberim olmayacak bir husus, zira İstanbul'dayım. ...

Ata ALANYALI
25 Ocak 2007